Ürdün’de üniversiteye geçişin anahtarı niteliğindeki genel lise bitirme sınavı “Tevcihi”, art arda yapılan mevzuat ve müfredat değişiklikleri nedeniyle öğrenciler ile aileler için ciddi bir yük haline geldi. Eğitim sistemini modernize etme ve iş gücü piyasasına uyumluluk iddiasıyla başlatılan reformlar, uygulama hızının okulların ve öğrencilerin uyum kapasitesini aşması sebebiyle kamuoyunda geniş çaplı tartışmalara neden oluyor.
Müfredatların, ders dağılımlarının ve eğitim alanlarının sık sık değiştirilmesi; ders yılı başlarında kitap ve içeriklerin aniden eklenip çıkarılması sahadaki belirsizliği artırıyor.
Bakan değiştikçe değişen sistem ve iki yıla yayılan stres
Ürdün Temsilciler Meclisi Üyesi ve Eğitim Komisyonu Raportörü Huda el-Utum, lise eğitiminin göreve gelen her yeni bakanla birlikte yeniden yapılandırılmaya çalışıldığını ifade etti. Mevcut düzende öğrencinin geleceğini belirleyen yönlendirmenin henüz 9. sınıfta başladığını hatırlatan el-Utum, 10. sınıfta ise öğrencilerin 4 alana ayrılan akademik kulvar ile 14 mesleki uzmanlık barındıran “BTEC” (teknik ve mesleki eğitim) programı arasında seçim yapmaya zorlandığını kaydetti.
El-Utum, daha önce tek bir döneme odaklanan Tevcihi sınav maratonunun iki tam yıla yayılmasını sert bir dille eleştirdi:
- Aileler Üzerindeki Yük: Sınav sürecinin iki seneyi kapsaması, reformların vadettiği psikolojik ve ekonomik rahatlama yerine veliler ile öğrencilerin stresini katladı.
- Aceleye Getirilen Protokoller: BTEC mesleki programına geçiş anlaşmasının Mayıs 2023 sonunda imzalanıp aynı yılın ağustos ayında apar topar uygulanmaya başlanması, altyapı eksikliklerini ve plansızlığı beraberinde getirdi.
- Müfredat İstikrarsızlığı: Alanlara ve ders programlarına yönelik müdahalelerin her eğitim-öğretim dönemi başında tekrarlanması eğitim sahasını kriz ortamına sürükledi.
Ezbere dayalı müfredat ve iş piyasasından kopukluk
Uygulama yöntemlerinin yanı sıra derslerin akademik içeriği de eğitimciler arasında kaygı uyandırıyor. Sağlık alanında uygulanan ders dağılımında temel fizik ve ileri matematik gibi analitik disiplinlerin bulunmadığına dikkat çeken el-Utum, bu durumun soyut düşünme ve problem çözme becerilerini zayıflattığını, öğrencileri ezberciliğe teşvik ettiğini vurguladı.
Meselenin ekonomik boyutunda ise eğitim çıktıları ile gerçek istihdam talepleri arasındaki derin uçurum göze çarpıyor. Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Planlama bakanlıkları arasında kurumsal koordinasyonun zayıf olduğuna işaret eden uzmanlar, Tevcihi ve BTEC mezunlarının Ürdün iş gücü piyasasının somut ihtiyaçlarına yanıt veremediğini savunuyor. Kamuoyunda yükselen ortak talep; öğrencilerin ve ailelerin sürekli deneme tahtasına dönüştürülmediği, kapsamlı bir ulusal vizyona dayanan şeffaf ve istikrarlı bir eğitim sisteminin inşa edilmesi yönünde toplanıyor.

















