Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapılan sığınma başvuruları, 2024 yılından bu yana süregelen düşüş eğilimini koruyarak 2026’nın ilk yarısında yüzde 17 oranında geriledi. Avrupa Birliği İltica Ajansı (EUAA) tarafından yayımlanan resmi verilere göre, yılın ilk altı ayında yaklaşık 332 bin iltica başvurusu kayıtlara geçti. Açıklanan bu veri, 2021 yılından bu yana yarım yıllık bazda kaydedilen en düşük seviye olarak tarihe geçti.
Başvuruların gerilemesindeki kilit faktörler
Avrupa Birliği İltica Ajansı, iltica rakamlarındaki belirgin düşüşü sahadaki jeopolitik değişimler ve sıkılaşan sınır politikalarıyla ilişkilendiriyor.
- Suriye’deki siyasi dönüşüm: 2024 yılı sonunda Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından başlayan geçiş süreci, Suriye kaynaklı sığınma taleplerinin hızla azalmasındaki temel etken olarak öne çıktı.
- Kaynak ve geçiş ülkeleriyle iş birliği: AB’nin göçmenlerin çıkış yaptığı ve transit olarak kullandığı ülkelerle yürüttüğü koordinasyon çalışmaları sonuç verdi. Ajans ayrıca, Orta Doğu’daki çatışmalı ortama rağmen son altı ayda bu bölgeden Avrupa’ya yönelik ek bir iltica dalgası oluşmadığını bildirdi.
Başvuruların dörtte üçü dört ülkeye yapıldı
Ocak-haziran dönemini kapsayan başvuruların yüzde 75’i Fransa, İtalya, İspanya ve Almanya olmak üzere dört ülkede yoğunlaştı.
Milliyet bazında yapılan sıralamada ise yaklaşık 39 bin başvuruyla Afganistan vatandaşları ilk sırada yer aldı. Afganları Venezuela ve Bangladeş kökenli sığınmacılar izledi.
Beş ülkeden AB dışı merkez planı
Sığınmacı sayısını daha da aşağı çekmeyi hedefleyen Avrupa ülkeleri, sınır dışı süreçlerini hızlandıracak yeni mekanizmalar üzerinde uzlaşmaya varıyor.
Kopenhag mutabakatı ve “Beşler Grubu”
Almanya, Avusturya, Yunanistan, Danimarka ve Hollanda’dan oluşan “Beşler Grubu”, Danimarka’nın ev sahipliğinde Kopenhag’da düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Beş ülke, yasal ikamet hakkı bulunmayan düzensiz göçmenleri AB sınırları dışındaki üçüncü ülkelere göndermek amacıyla bu yıl içinde somut anlaşmalar imzalamayı hedeflediklerini duyurdu.
Geri gönderme merkezlerinin hangi ülkelerde kurulacağına ilişkin net bir adres paylaşılmazken, söz konusu merkezlerin faaliyete geçirilmesi için üçüncü ülkelerle müzakerelerin resmen başlatıldığı belirtildi.

















