ABD, 6 Ağustos 1945’te Hiroşima şehrine atom bombası atarak, yaklaşık 140 bin insanı öldürdü.

Bunların çoğu anında hayatını kaybederken, diğerleri saldırıyı takip eden haftalar ve aylarda radyasyona maruz kalma sonucu ciddi yanıklar ve diğer yaralanmalardan öldü.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian gazetesinden aktardığı habere göre, Japonya’daki bombalamadan sonra, patlamaya en yakın yerlerde yaşayanlar arasında lösemi oranları, bombadan yaklaşık 12 ila 13 yıl sonra (radyasyon seviyelerinin zirve yaptığı zaman) yüzde 660 gibi yıkıcı bir artış gösterdi.

Irak Felluce’deki lösemi oranları ise, çok daha kısa bir sürede, saldırılardan sadece beş ila 10 yıl sonra yüzde 2 bin 200 oranında arttı. 

Ulster Üniversitesi’nde çevresel toksikoloji alanında uzmanlaşmış bir kimya profesörü olan Dr. Christopher Busby liderliğinde yürütülen araştırmaya göre, Irak’taki doktorlar, ABD’nin ülkeyi hedef almaya başlamasının ardından kanser oranları ve doğuştan anomalilerde (genellikle ‘doğum kusurları’ olarak anılır) büyük bir artış olduğunu bildirmeye başladı.

iraqreuters

Busby ve meslektaşları, lösemideki büyük artışa ek olarak, ABD’nin ülkeyi işgalinin başlamasının ardından Felluce’de çocukluk kanseri oranlarında yüzde bin 260’lık bir artış ve beyin tümörlerinde yüzde 740’lık bir artış buldu. 

Çalışma ekibi, ‘Hiroşima radyasyonunun, sağlık üzerinde Irak’ın işgalinden daha az etki bıraktığı’ şeklinde bir sonuca vardı.

Irak Radyasyondan Korunma Merkezi Direktörü Sabah el-Hüseyni, birkaç gün önce yaptıığı açıklamada, Irak’ın işgali sırasında ABD güçlerinin seyreltilmiş uranyum kullandığını bildirdi.

Hüseyni, Sputnik haber ajansına verdiği röportajda, merkezin ABD kuvvetlerinin 2003 tarihli Irak işgali sırasında seyreltilmiş uranyum içeren mühimmat kullandığına inanıp inanmadığına ilişkin bir soruya yanıt olarak, “Tabii, ama belirli bir yüzde yok çünkü bunlar yıkıcı mekanizmalar. Bilindiği gibi seyreltilmiş uranyum, zırh ve zırhlı araçların delinmesini kolaylaştırmak için silahlarda kullanılmaktadır” dedi.

Başta Basra olmak üzere, ülkenin güneyindeki ABD güçlerinin aşırı uranyum kullandığı bölgelerde artan kanser vakaları olduğunu vurgulayan Hüseyni, “Sağlık Bakanlığı Kanser Konseyi bu artışı kaydediyor ve Irak’ta kanser vakalarının yüksek olduğunu gösteren resmi istatistikler var” diye ekledi.