İngiliz hükümeti, Yahudi cemaatinin korunması amacıyla önümüzdeki üç yıl boyunca 250 milyon sterlinin (yaklaşık 335 milyon dolar) üzerinde bir kaynak ayrılacağını duyurdu. Bu adım, son dönemde yaşanan saldırıların ardından hükümetin güvenlik konusundaki kararlılığını simgeliyor.
Paketin detayları ise şöyle:
-
Londra’ya büyük pay: Başkent polisi, güvenliği artırmak adına bu fonun 86 milyon sterlinlik kısmını alacak.
-
Terörle Mücadele: Yaklaşık 59 milyon sterlin doğrudan terörle mücadele birimlerine tahsis edildi.
-
Personel takviyesi: Londra sokaklarında 300, daha önce bir sinagog saldırısına sahne olan Büyük Manchester bölgesinde ise 80 ek memur görevlendirilecek.
-
Bölgesel destek: Yahudi nüfusunun yoğun olduğu diğer bölgelerdeki güvenlik güçlerine 43 milyon sterlinlik bir bütçe ayrıldı.
İstifa sürecindeki Başbakan Keir Starmer, antisemitizmin yükselişinin ülkenin değerleri için bir “test” olduğunu belirterek, bu tehditle mücadelenin liderliğinin ilk gününden beri öncelikli olduğunu vurguladı.
Fransa: Sarcelles’de terör şüphesi ve Macron’un mesajı
Fransa’da ise güvenlik alarmı bir “terör soruşturmasına” dönüştü. Paris’in Sarcelles banliyösünde bulunan bir sinagog yakınında, içerisinde “uzun namlulu bir savaş silahı” bulunan şüpheli bir araç tespit edildi.
-
Güvenlik Müdahalesi: Araç nedeniyle bölgedeki yaklaşık 300 kişi tahliye edildi.
-
Soruşturma: Fransız makamları olayı bir “terör planı” şüphesiyle soruşturmaya başladı. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, silahın varlığını doğrularken, doğrudan bir saldırı hazırlığı olup olmadığının detaylı bir inceleme sonucunda netleşeceğini belirtti.
“Eski Şeytanlar Geri Döndü”
Bu gerilimli atmosferin ortasında, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Yahudi subay Alfred Dreyfus’un heykelinin açılış töreninde önemli mesajlar verdi. 1894 yılında casusluk iftirasıyla mahkum edilen Dreyfus üzerinden topluma seslenen Macron, şu ifadeleri kullandı:
“Dreyfus olayı bize, kökeni ne olursa olsun antisemitizmin Cumhuriyet’in düşmanı olduğunu hatırlatıyor. Antisemitizmin eski şeytanlarının ülkemizden tamamen yok olmadığını biliyoruz. Bu nefret dolu geri dönüş karşısında daima tetikte olmalıyız.”
Macron, Fransa’daki Yahudi toplumuna yönelik tehditlere karşı “daimi bir teyakkuz” çağrısında bulunarak, demokratik değerlerin korunması gerektiğini vurguladı.



