New York’ta mahkeme kayıtlarına yansıyan dava dosyası, Columbia Üniversitesi’nde Filistin kökenli öğrencilere ve akademisyenlere yönelik ayrımcılık iddialarını gündeme taşıdı. Mevcut ve eski öğrencilerin yanı sıra öğretim üyelerinin açtığı davada, üniversite yönetiminin 2023 yılının sonlarından bu yana Filistin topluluğuna yönelik ayrımcı bir tutum sergilendiği öne sürüldü.
Dava dilekçesinde, üniversitenin Filistinli bireyleri taciz ve baskılardan korumada yetersiz kaldığı; aksine onları “taraflı ve haksız disiplin soruşturmalarıyla” hedef aldığı iddia edildi.
New York Times’ın aktardığı bilgilere göre, New York Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne sunulan şikayet dilekçesinde davacılar arasında Filistin kökenli 5 ABD vatandaşı yer alıyor. Bu kişilerin bir profesör, eski bir öğretim üyesi, mevcut bir öğrenci ve iki eski öğrenciden oluştuğu bildirildi.
“Kurumsal Eşitlik Ofisi” eleştirilerin hedefinde
Davanın odağında, üniversite yönetiminin Gazze protestolarının ardından kampüste düzeni sağlamak ve antisemitizmle mücadele etmek gerekçesiyle Ağustos 2024’te kurduğu “Kurumsal Eşitlik Ofisi” yer alıyor.
Davacılar, bu ofisin Uluslararası Holokost Anma İttifakı (IHRA) tarafından yapılan ve İsrail eleştirilerini antisemitizm ile eşdeğer tutan tanımı esas aldığını savunuyor. Dilekçede, ofisin Filistin yanlısı gösterilere katılan veya derslerde kefiye takan öğrenci ve personeli düzenli olarak soruşturmaya tabi tuttuğu; buna karşın Filistinli öğrenci ve akademisyenlerin yaptığı şikayetleri incelemesiz bıraktığı öne sürüldü.
Gizli takip ve soruşturma iddiaları
Dava dosyasında öne çıkan bir diğer ciddi iddia ise üniversitenin, Filistin yanlısı öğrencileri gizlice izletmek amacıyla özel dedektifler kiraladığı yönünde oldu. Bu tür uygulamaların Filistin dışındaki farklı siyasi veya sosyal konularla ilgilenen gruplara uygulanmadığı belirtilerek, açık bir ırk ve ulusal köken ayrımcılığı yapıldığı vurgulandı.
Ne Olmuştu? Columbia Üniversitesi, Filistin’e destek eylemleri kapsamında Mayıs 2025’te ana kütüphaneyi kapatan 65’ten fazla öğrencinin okulla ilişiğini askıya almıştı. Yönetim, ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle hak savunucularının tepkisini çekerken, hakkındaki iddiaları daha önce reddetmiş ve nefret söylemini kınadığını açıklamıştı.



