Dünya Bankası tarafından yayımlanan son “Emtia Piyasaları Görünümü” raporu, küresel ekonomiyi sarsacak yeni bir kriz dalgasının kapıda olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Ortadoğu’daki sıcak çatışmalar ve petrol altyapılarına yönelik saldırılar nedeniyle 2026 yılında küresel petrol arzının yüzde 5,2 oranında gerilemesi bekleniyor. Bu oran, pandemi şokunun yaşandığı 2020 yılı hariç tutulduğunda, son 40 yılı aşkın sürenin en sert yıllık arz daralması olarak kayıtlara geçecek.
Arz hatlarındaki bu tarihi kırılmanın etkisiyle küresel enerji fiyatlarının bu yıl yüzde 32 oranında artacağı ve 2022’den bu yana görülen en yüksek zirveye ulaşacağı tahmin ediliyor. Enerji maliyetlerindeki sıçramanın yanı sıra gıda, metal ve gübre fiyatlarının da tırmanışa geçmesiyle küresel emtia fiyat endeksinin 2026 genelinde yüzde 23 artış kaydedeceği öngörülüyor.
Brent petrolde 92 dolar tahmini ve talep daralması
Dünya Bankası, küresel üretim kayıpları ve sevkiyat hatlarındaki aksamalar nedeniyle 2026 yılında Brent petrolün ortalama varil fiyatının 92 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Öte yandan yüksek fiyatların ve ekonomik belirsizliklerin tüketimi frenlemesi sonucu, küresel ham petrol talebinin yüzde 2,5 düşeceği tahmin ediliyor.
Tarihin en büyük üçüncü talep daralması olarak nitelendirilen bu tüketim kaybı olmasaydı, piyasalardaki varil fiyatlarının çok daha öngörülemez zirvelere tırmanabileceği belirtiliyor.
Gıda ve sanayi metallerinde rekor dalgası
Krizin etkileri enerji sektörüyle sınırlı kalmıyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz tahıl koridorunda yaşanan aksamalar, gıda fiyatlarını 2026’da yüzde 10, 2027’de ise ilave yüzde 7 oranında yukarı taşıyacak. İki yılda yaşanacak kümülatif yüzde 18’lik gıda enflasyonunun, dar gelirli ithalatçı ekonomileri doğrudan açlık tehlikesiyle yüz yüze bırakacağı uyarısı yapıldı. Gübre fiyatlarında ise üre kaynaklı yüzde 14’lük artış öngörülüyor.
Sanayi cephesinde; yenilenebilir enerji altyapısı, elektrikli araçlar ve yapay zeka veri merkezlerinin yarattığı talep baskısı nedeniyle alüminyum, bakır ve kalay fiyatlarının tarihi zirveleri test edeceği ve metallerde yüzde 25’lik fiyat artışı yaşanacağı hesaplandı. Değerli metaller ise jeopolitik risklerin tetiklediği “güvenli liman” talebiyle bu yıl yüzde 40 oranında değer kazanacak.
Enflasyon baskısı ve 8,7 milyar dolarlık acil finansman
Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Köse, piyasaların aynı anda çok sayıda büyük şokla karşı karşıya kaldığını ve bu tablonun enflasyonu tırmandırıp küresel büyümeyi baltalayacağını kaydetti. Çatışmaların tırmanması, Rus enerji tesislerindeki kalıcı hasarlar ve şiddetli “El Nino” hava olaylarının birleşmesi durumunda gıda fiyatlarının baz senaryodan yüzde 12 daha fazla sapabileceği ve 40 milyondan fazla insanı aşırı yoksulluğa sürükleyebileceği vurgulandı.
Bu riskler nedeniyle merkez bankalarının sıkı para politikalarını korumak zorunda kalacağı ifade edilirken, Dünya Bankası’nın krizden doğrudan etkilenen 25 ülkeye 8,7 milyar dolarlık imtiyazlı acil finansman ve yardım paketi aktardığı duyuruldu.

















