Filistinli esir kuruluşlarından Dünya Sağlık Örgütü'ne "acil müdahale" çağrısı
Orta Doğu

Filistinli esir kuruluşlarından Dünya Sağlık Örgütü’ne “acil müdahale” çağrısı

Kuruluşlar, özellikle hapishanelerde yaygınlaşan uyuz hastalığının çocuklar da dahil olmak üzere binlerce esiri tehdit ettiğini vurguladı. Nisan 2025’te DSÖ’ye yapılan ilk başvurudan bu yana durumun iyileşmek bir yana, “kasıtlı ihmal” politikaları nedeniyle daha da kötüleştiği belirtildi.

Esirlerin yaşadığı zorluklar:

  • Fiziksel ıstırap: Şiddetli kaşıntı, deri iltihapları ve sürekli ağrı nedeniyle esirlerin uyumasına dahi izin verilmiyor.
  • İnsanlık dışı koşullar: Aşırı kalabalık hücreler, temizlik malzemelerine erişimin engellenmesi, banyo kısıtlamaları ve hijyenik olmayan çevre koşulları salgını tetikliyor.

“Sistematik bir işkence yöntemi”

Esir kuruluşları, bu salgının sadece bir sağlık sorunu değil, İsrail cezaevi yönetiminin uyguladığı “sistematik işkence ve imha politikasının” bir parçası olduğunu savunuyor. Hasta esirlerin karantinaya alınmaması ve tedavi haklarının sistematik olarak engellenmesi, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendiriliyor.

DSÖ’den beklenen acil adımlar

Bildiride, DSÖ’nün sadece gözlemci kalmaması, somut adımlar atması talep ediliyor:

  1. Resmi kabul: Hapishanelerdeki salgının Dünya Sağlık Örgütü tarafından resmen tanınması.
  2. Bağımsız inceleme: Bağımsız uluslararası tıbbi ekiplerin hapishanelere girerek sağlık durumunu yerinde değerlendirmesi.
  3. Acil tedavi: İsrail makamlarına baskı yapılarak tüm hastalara derhal uygun tedavinin sağlanması, temizlik malzemesi ve kıyafet temini.
  4. Çocuk esirler: Çocuklar ve savunmasız gruplar için özel sağlık koruması başlatılması.

“İsrail işgal güçleri, esirlerin yaşamı ve güvenliğinden doğrudan sorumludur” denilen açıklamada, uluslararası toplumun bu “sinsi imha sürecine” sessiz kalmaması çağrısı yinelendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir