Irak hükümeti, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin Tahran ziyareti sırasında ABD’nin ateşkes teklifini İran yönetimine ilettiği ve bu teklifin reddedildiği yönündeki New York Times (NYT) haberini resmen yalanladı. Irak Başbakanlık Basın Ofisi tarafından yapılan resmi açıklamada, Amerikan gazetesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve hiçbir dayanağının bulunmadığı ifade edildi.
Açıklamada, basın kuruluşlarına doğruluğu teyit edilmemiş bilgilere ve anonim kaynaklara itibar etmeme, yalnızca resmi makamların açıklamalarını esas alma çağrısında bulunuldu.
NYT’nin arabuluculuk iddiası ve Tahran temasları
New York Times’ın iddiasına göre Irak Başbakanı Zeydi, yaklaşık 10 gün önce Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelmiş ve ardından Tahran’a geçerek ABD’nin hazırladığı ateşkes planını sunmuştu. Gazete, İranlı yetkililerin özellikle Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin denetim maddelerini yetersiz bulduğu için teklif masasını terk ettiğini ileri sürmüştü.
Tahran ziyareti kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşen Zeydi, Washington izlenimlerini aktardı. Görüşmelerin ardından açıklama yapan İran Dışişleri Bakanı Arakçi, bölgedeki temel sorunun arabulucu eksikliği olmadığını, ABD’nin “hegemonik ve mantık dışı” tutumundan kaynaklandığını belirtti.
Bölgede askeri tırmanma tavan yaptı
İddiaların yalanlandığı bu süreç, Orta Doğu’da askeri gerilimin en üst seviyeye tırmandığı bir döneme denk geliyor. ABD ordusu; İran’a ait askeri üsleri, havalimanlarını, köprüleri ve stratejik limanları hedef alan hava saldırılarını yoğunlaştırırken, Tahran yönetimi ise bölgedeki çeşitli noktalara balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) yanıt veriyor.
Geniş çaplı savaş senaryoları ve Bapülmendep tehdidi
İranlı yetkililer, Donald Trump’ın Tahran’ı ve ülkenin hayati altyapı tesislerini vurma tehditlerini hayata geçirmesi halinde savaşı tüm bölgeye yaymaya hazır olduklarını vurguluyor. İran’ın olası bir tırmanmada Tel Aviv’i doğrudan füze menziline almasının yanı sıra Yemen’deki müttefiki Hutiler aracılığıyla Bapülmendep Boğazı’nı küresel ticarete tamamen kapatma seçeneğini de masada tuttuğu ifade ediliyor.



