Almanya Anayasa Mahkemesi, Alman hükümetinin Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından Afgan mültecilere verilen kabul taahhütlerini toptancı bir yaklaşımla iptal edemeyeceğine karar verdi. Karlsruhe merkezli mahkeme, her bir başvurunun bireysel şartlar ve insani durumlar çerçevesinde tek tek değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Karar, şu anda Pakistan’da yaşayan ve 2021 yılında Almanya’dan kabul sözü almasına rağmen 2025 sonunda bu hakkı elinden alınan Afgan bir kadın ile iki çocuklu ailesinin açtığı dava üzerine alındı.
Karlsruhe’den emsal oluşturan hukuk kararı
Daha önce Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi aileye vize verilmesi talebini reddetmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi İkinci Dairesi, alt mahkemenin Alman Anayasası’nda yer alan “keyfilik yasağı” ile “hukuk devleti” ilkelerini yanlış yorumladığına hükmederek kararı bozdu.
Anayasa Mahkemesi, dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere Yüksek İdare Mahkemesi’ne geri gönderirken, Almanya’nın bu süreçte aileye yönelik desteğini kesemeyeceğini bildirdi.
Almanya’nın desteği ve koruma yükümlülüğü sürecek
Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre Almanya, başvuru sahiplerine vize verilene veya İçişleri Bakanlığı anayasaya uygun yeni bir düzenleme yapana kadar sığınmacılara mali ve lojistik destek sağlamaya devam etmekle yükümlü kılındı.
Ayrıca Alman makamlarının, davacıların Pakistan polisi tarafından gözaltına alınmasını veya Taliban kontrolündeki Afganistan’a sınır dışı edilmesini engellemek adına Pakistan hükümetiyle diplomatik temaslarını sürdürmesi gerektiği kaydedildi.
Süreç nasıl gelişti?
Taliban’ın Ağustos 2021’de Kabil’de yönetimi ele geçirmesinin ardından Alman hükümeti, kendileri için çalışan yerel personeli ve hayati tehlikesi bulunan hak savunucularını ülkeye alacağını taahhüt etmişti.
Ancak Alman hükümeti, Mayıs 2025’te kabul programlarını geçici olarak askıya aldı. Aralık 2025’te ise İçişleri Bakanlığı, “insani kabul programları” ve “insan hakları listesi” kapsamında verilen tüm kabul sözlerini “siyasi çıkar kalmadığı” gerekçesiyle iptal etti.
Yüzlerce Afgan mülteci için hayati karar
Alman İkamet Kanunu, uluslararası hukuk veya acil insani gerekçelerle yabancılara oturum izni verilebilmesine imkan tanıyor. Karara konu olan dava, Özgürlük Hakları Derneği (GFF) tarafından organize edilen ve mahkemeye taşınan 31 anayasa şikayetinden birini oluşturuyor.
Dernek yetkilileri, verilen bu kararın Pakistan’da Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) yönetimindeki merkezlerde bekleyen yaklaşık 400 Afgan mültecinin kaderini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Hak savunucuları, davacı kadının Afganistan’daki kadın hakları aktivizmi nedeniyle Taliban’ın doğrudan hedefinde olduğuna ve olası bir sınır dışı durumunda hapis, işkence ve ölüm riskiyle karşı karşıya kalacağına dikkat çekiyor.



