İsrail iç siyaseti, yaklaşan genel seçimler öncesinde eşi benzeri görülmemiş bir komplo teorisi tartışması ve yargı restleşmesiyle sarsılıyor. Demokratlar Partisi lideri ve eski Genelkurmay İkinci Başkanı Yair Golan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eşi Sara Netanyahu hakkında 2,5 milyon şekel (yaklaşık 830 bin dolar) tutarında tazminat davası açacağını ilan etti. Krizin fitilini, Sara Netanyahu’nun televizyonda Golan’ı “7 Ekim saldırılarını önceden bilmekle” ima etmesi ateşledi.
Kanal 14’e konuşan Sara Netanyahu, Golan’ın 7 Ekim sabahı sahaya çok erken bir saatte ve tam teçhizatlı olarak inmesini şüpheli bulduğunu belirterek, “O rütbedeki bir komutan önceden haber almadan sabahın ilk saatlerinde muharebe alanında bu şekilde hazır bulunamaz. Başbakan bile olayların vahametini henüz kavrayamamışken o sahadaydı” ifadelerini kullandı. Muhabirin “Bu bir ihanet miydi?” sorusuna ise “Konuşmak istemiyorum, bilmiyorum. Gerçek bir soruşturma komisyonu kurulsun” yanıtını verdi.
Netanyahu: Beni sabah kasten uyandırmadılar
Sara Netanyahu’nun bu çıkışı, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun son günlerde güvenlik bürokrasisine yönelttiği suçlamaların hemen ardından geldi. Netanyahu, Instagram üzerinden yaptığı canlı yayında güvenlik yetkililerinin 7 Ekim sabahı kendisini kasten uyandırmadığını öne sürdü.
Erken haber verilmesi halinde orduyu derhal teyakkuza geçireceğini savunan Netanyahu, “Bunu yapacağımı bildikleri için beni uyandırmadılar. Olayların bu noktaya varması engellenebilirdi, bu gerçek kamuoyundan saklandı” diyerek güvenlik kurumlarını doğrudan hedef aldı.
Golan’dan 24 saat ültimatomu ve sert tepki
Sara Netanyahu’nun suçlamalarına sert bir dille karşılık veren Yair Golan, 24 saat içinde resmi bir özür yayımlanmaması ve talep edilen tazminatın Nova Festivali mağdurlarına bağışlanmaması halinde dava sürecini başlatacağını bildirdi:
“Sara Netanyahu asılsız bir komplo teorisi üreterek 7 Ekim tarihini yeniden yazmaya çalışıyor. O gün hayat kurtarmak için canını ortaya koyanları hain, İsrail’in güvenliğini yüzüstü bırakanları ise kurban gibi göstermek istiyorlar. Bu hezeyanlar kırmızı çizginin aşılmasıdır ve açık bir akıl tutulmasıdır.”
Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da tartışmaya katılarak Başbakan’ın eşi tarafından ortaya atılan “akıl dışı ihanet iddialarının” yalnızca toplumsal nefreti körüklemeyi ve Netanyahu’nun iktidarını uzatmayı amaçladığını vurguladı.
Seçim öncesi derinleşen siyasi yarılma
27 Ekim’de yapılması planlanan erken genel seçimlere iki aydan az bir süre kala patlak veren bu kriz, iktidar bloku ile muhalefet arasındaki kutuplaşmayı en üst seviyeye taşıdı. Sağ çevrelerin ordunun ve eski komutanların eylemlerini sorgulayan anlatıları dolaşıma sokması, güvenlik aygıtı ile sivil siyaset arasındaki çatlağın giderek büyüdüğünü gösteriyor.






















