İşgal altındaki Batı Şeria’da silahlı yerleşimci milislerin Filistin köylerine yönelik organize saldırıları, 1948 Nekbe’si öncesinde Siyonist çetelerin yürüttüğü kitlesel temizlik ve tehcir operasyonlarını yeniden sahaya taşıdı. Artan küresel tepkiler üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Kusra ve Calud köylerindeki saldırıları “bir avuç provokatörün suçu” olarak nitelemesi ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin benzer açıklamalarla yarım milyon yerleşimciyi aklama çabası, tarihteki tanıdık bir taktiğin tekrarı olarak yorumlanıyor.
Tarihsel veriler, bu söylemlerin 1948 Deir Yasin Katliamı sonrasında dönemin Yahudi Ajansı lideri David Ben-Gurion’un İrgun terör örgütünü kınayan açıklamalarıyla birebir örtüştüğünü gösteriyor. Ben-Gurion o dönem katliamı gayriresmi ilan edip kınamış, ancak Deir Yasin’in bizzat kendisinin onayladığı “Plan Dalet” (D Planı) etnik temizlik stratejisinin bir parçası olduğu sonradan kanıtlanmıştı. Benzer şekilde bugün sahadaki milis terörü de münferit olaylar değil; devlet destekli organize bir ilhak ve tehcir planının öncü adımıdır.
Sayılarla Batı Şeria’daki yerleşim kuşağı
5 bin 660 kilometrekarelik Batı Şeria topraklarında yaklaşık 3,43 milyon Filistinli, adım adım genişleyen yerleşimci ablukası altında yaşıyor:
- İşgal Alanı: 1967’deki ilk yerleşim Kfar Etzion’dan bu yana genişleyen yerleşim kuşağı, bugün Batı Şeria topraklarının yaklaşık yüzde 60’ının güvenlik ve imar kontrolünü elinde tutuyor.
- Nüfus Dengesi: Doğu Kudüs’teki 230 bin yerleşimciye ek olarak Batı Şeria genelinde 540 binden fazla Yahudi yerleşimci bulunuyor.
- Üç Ana Blok: Yerleşimler; kuzeyde Nablus (Ariel merkezli), merkezde Ramallah (Modi’in merkezli) ve güneyde El Halil (Gush Etzion merkezli) olmak üzere üç devasa kuşakla Filistin kentlerini birbirinden koparıyor.
- Resmi ve Kaçak Yapılar: Hükümet onaylı 146 yerleşime 2022’den bu yana 104 yeni onay eklenirken, sahada terör estiren fanatik grupların kurduğu 390’ı aşkın kaçak ileri karakol (outpost) bulunuyor.
‘Bir avuç’ denilen çetelerin devletle bağı
Netanyahu yönetiminin resmi olarak mesafe koymaya çalıştığı gruplar, doğrudan devlet mekanizmasıyla iç içe çalışan silahlı ve ideolojik yapılardan oluşuyor:
- Zeev Hever ve Amana Örgütü: 1980’lerde Kubbetü’s-Sahra’yı havaya uçurmaya çalışan terör hücresinde yer alan Hever, bugün en büyük yerleşim teşkilatı Amana’yı yönetiyor. Hever’in geliştirdiği “otlak çiftlikleri” projesi, Batı Şeria’daki tüm yerleşimlerin toplam yerleşim alanının 2,5 katı büyüklüğündeki Filistin toprağını zorla gasp etmiş durumda.
- Tepe Gençliği ve Radikal Liderler: Elisha Yered ve Meir Ettinger gibi isimlerin yönettiği “Tepe Gençliği” (Hilltop Youth) ve “Bedel Ödetme” (Price Tag) çeteleri, doğrudan Meir Kahane’nin silahlı ve ırkçı ideolojisini referans alıyor.
- Kabine Desteği: Yerleşimci milislerin finansmanı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich tarafından devlet bütçesinden sağlanırken, 300 binden fazla ruhsatsız silahın yerleşimcilere dağıtımı bizzat Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir eliyle yürütülüyor.
Teolojik gerekçelerle meşrulaştırılan işgal
Radikal yerleşimci gruplar için Batı Şeria, sahil şeridinden çok daha büyük bir dini öneme sahip. Bölgeyi Tevrat’taki “Yahudiye ve Samarya” olarak tanımlayan bu yapılar, yerli nüfusu tamamen sürmeyi dini bir emir olarak görüyor.
Netanyahu’nun “Vadedilmiş Topraklar” retoriği ile Büyükelçi Mike Huckabee’nin “Batı Şeria, yerleşim veya işgal diye bir şey yoktur, buralar Yahudiye ve Samarya’dır” yönündeki açık açıklamaları, diplomatik kınamaların arkasındaki asıl teolojik ve siyasi ortaklığı gözler önüne seriyor.






















