İsrail’den İran’a saldırı provası: Radarlar mercek altında

İsrail ordusu, onlarca jetle İran'a yönelik hava harekâtı provası yaparak Tahran'ın radar ve hava savunmasını test etti.

İsrail'den İran'a saldırı provası: Radarlar mercek altında

Orta Doğu’da gerilim tırmanırken İsrail, İran topraklarına yönelik olası bir geniş çaplı hava saldırısının provasını gerçekleştirdi. Onlarca savaş uçağının katılımıyla yapılan simülasyon ve tatbikatlarda, İran hava savunma sistemlerinin tepki süresi, radar kapsama alanları ve muhtemel uçuş koridorları ayrıntılı biçimde analiz edildi. Bölgeye sevk edilen ABD askeri takviyelerinin gölgesinde icra edilen hareketlilik, İsrail’in tek başına böylesine uzak ve kapsamlı bir operasyonu icra edip edemeyeceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi.

Güney üslerinden kalkan jetlerin rotası

Tatbikat kapsamında savaş uçaklarının İsrail’in güneyindeki üslerden havalandığı gözlemlendi. Özellikle bünyesinde 115. Filo’yu barındıran stratejik Ovda Hava Üssü’nün bu tür simülasyonlarda merkez üs olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Uçakların Suriye ve Irak hava sahalarını kat ederek İran’ın batı sınır hatlarına kadar yaklaştığı, ardından kalkış yaptıkları üslere geri döndüğü bir rota üzerinde çalışıldı. Söz konusu simülasyonlar, olası bir harekât senaryosunda ana güzergâhların yanı sıra alternatif ve aldatıcı rotaların belirlenmesini amaçlıyor.

Radar ayak izi ve uçuş koridorları mercek altında

İsrail ordusunun yürüttüğü bu testlerin merkezinde, İran radar ağının elektronik ayak izini çıkarmak ve erken uyarı sistemlerini haritalandırmak yer alıyor. Geniş mesafelerin söz konusu olduğu bir operasyon sahasında, savaş uçaklarının radara yakalanmadan sızabileceği kör noktalar ve zayıf halkalar tespit edilmeye çalışılıyor. Yapılan simülasyon, yalnızca uçakların kabiliyetlerini değil, Tahran yönetiminin olası bir tehdidi ne kadar erken fark edebileceğini ve hava savunma bataryalarını ne hızla angaje edebileceğini de ortaya koyuyor.

1400 kilometrelik hat ve havada yakıt ikmali

İsrail ile İran arasındaki coğrafi uzaklık, operasyonel planlamanın en kritik düğüm noktasını oluşturuyor. Jetlerin gidiş-dönüş hattında katetmesi gereken yaklaşık 1400 kilometrelik mesafe, operasyonun başarısını doğrudan havada yakıt ikmali kapasitesine bağlı kılıyor. Böylesine derinlikli bir harekât, kesintisiz lojistik akışın yanı sıra anlık istihbarat paylaşımı ve yüksek düzeyde operasyonel koordinasyon gerektiriyor. Bu aşamada Washington yönetiminin sağlayabileceği istihbari ve operasyonel destek hayati bir rol üstleniyor.

Emekli Albay Ebu Zeyd: Teknolojik üstünlük tek başına yetmez

Askeri uzman emekli Albay Nidal Ebu Zeyd, İsrail’in elindeki ileri teknoloji ürünü F-35 ve F-15 savaş uçakları sayesinde İran’ın görece eski hava filosuna karşı bariz bir teknik üstünlüğe sahip olduğuna dikkat çekiyor. Ancak Ebu Zeyd, bu durumun operasyonu risksiz kılmadığını vurguluyor:

“İran’ın elindeki hava savunma sistemleri ve omuzdan atılan taşınabilir füzeler (MANPADS), alçak ve orta irtifada hava tuzakları kurulmasına imkân tanıyabilir. Bu durum, uçakların hedeflere yaklaşırken ve dönüşe geçtikleri anda maruz kalacakları tehdit seviyesini ciddi biçimde artırır.”

Uzmanlara göre İsrail’in tek başına geniş çaplı bir harekâtı başarıyla tamamlaması; İran’ın tahkimatlarını aşabilme, radar bariyerlerini delme ve en az kayıpla üslerine dönebilme kabiliyetine doğrudan bağlı kalmaya devam ediyor.

İsrail’den İran’a saldırı provası: Radarlar mercek altında
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.