İsrail’in orta kesiminde yer alan Lid (Lod) kentinin merkezindeki tarihi El-Mahatta Mahallesi’nde yaşayan 70’ten fazla Filistinli aile, evlerini terk etmelerini emreden tahliye ve yıkım kararlarıyla karşı karşıya kaldı. Bazı ailelere evlerini boşaltmaları için yalnızca bir haftalık süre tanınırken, mahalle sakinleri 1948 yılındaki Nekbe’den (Büyük Felaket) bu yana sığındıkları ve nesillerdir yaşadıkları evleri terk etmeyi kesin bir dille reddediyor.
Osmanlı döneminde inşa edilen tarihi tren istasyonundan adını alan mahalle, 1948’den sonra köylerinden zorla göç ettirilen Filistinliler ile Necef (Negev) bölgesinden sürülen Bedevi ailelerin yerleştiği en büyük merkezlerden biri haline gelmişti. Yaklaşık 100 bin nüfuslu ve 27 bin 500’den fazla Arap nüfusa sahip kentte, İsrail Toprak İdaresi’nin (ILA) ve kamu konut şirketi “Amidar”ın yürüttüğü kentsel yenileme projelerinin Filistinlileri yerinden etmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Haklar güvencede değil, gayrimenkul fiyatları astronomik
Lid Belediye Meclis Üyesi Avukat Abdülkerim Zebarika, mahalle sakinlerinin yaşadığı hukuki ve fiili zorlukları şu şekilde özetliyor:
Mülkiyet belgeleri tanınmıyor: Mahallede onlarca yıldır yaşayan ailelerin büyük çoğunluğunun resmi tapu kayıtları İsrail daireleri tarafından tanınmıyor; bu durum sakinleri yasal hak arayışında savunmasız bırakıyor.
Geniş aileler dışlanıyor: Amidar şirketinin tahliye karşılığı önerdiği konut çözümleri yalnızca hane reisine tek bir daire verilmesini öngörürken, aynı bina içinde evlenip bağımsız yuva kuran çocukların ailelerini tamamen hak mahrumiyetine uğratıyor.
Aşırı konut maliyeti: Lid kentinde konut fiyatlarının 1 milyon dolar seviyesine yaklaşması, genç ailelerin kendi imkanlarıyla alternatif konut edinmesini imkânsız hale getiriyor.
25 yıllık tutulmayan sözler ve çadır kurma kararlılığı
Mahallede 60 yıldır ikamet eden 80 yaşındaki Şeyh İbrahim en-Nasasira, 25 yıl önce evini ve inşa ettiği camiyi boşaltması karşılığında kendisine başka bir mahallede arsa ve 5 konut sözü verildiğini, ancak çeyrek asırdır hiçbir vaadin yerine getirilmediğini ve hukuki mücadelesini sürdürdüğünü anlatıyor.
Bir diğer mahalle sakini Ferid Ebu Ubeyd ise geçerli mülkiyet belgelerine sahip olmalarına rağmen tahliye tebligatı aldıklarını ifade ederek; adil tazminat, açık konut garantisi ve resmi yasal taahhüt verilmeden hiçbir yere gitmeyeceklerini vurguladı. Mahalle sakinleri, evlerinin dozerlerle yıkılması durumunda dahi enkazların üzerine çadır kurarak ata topraklarını terk etmeyeceklerini ve ikinci bir tehcire izin vermeyeceklerini duyurdu.






















