ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile imzalanması planlanan sivil nükleer enerji iş birliği anlaşmasını yasama incelemesi için resmen Kongre’ye sevk etti. Reuters’a konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, pazartesi günü iletilen anlaşmanın Amerikan şirketlerine Krallık’a sivil nükleer teknoloji ihraç etme yetkisi vereceğini açıkladı.
İmzalanmasından yaklaşık bir ay sonra Kongre’ye ulaşan metin, 30 yıla yayılacak ve Suudi Arabistan’da milyarlarca dolar değerinde nükleer reaktörler inşa edilmesini kapsayan stratejik bir sürecin önünü açıyor.
Yasama süreci nasıl işleyecek?
Söz konusu metin, ABD’nin diğer ülkelerle sivil nükleer iş birliğini düzenleyen ve barışçıl teknoloji transferinin yasal çerçevesini çizen 1954 tarihli Atom Enerjisi Yasası’nın 123. maddesine dayanıyor.
90 günlük inceleme: Anlaşmanın Kongre’ye ulaşmasıyla birlikte vekillerin itiraz hakkını kullanabileceği 90 günlük resmi oturum süreci başladı.
Veto engeli: Kongre’nin anlaşmayı bloke edebilmesi için ortak bir yasa tasarısı geçirmesi gerekiyor. Olası bir başkanlık vetosunu aşmak için ise her iki kanatta da üçte ikilik nitelikli çoğunluk şartı aranıyor.
Milyarlarca dolarlık dev reaktör projeleri
30 yıllık iş birliği çerçevesinde Suudi Arabistan’da “AP1000” tipi gelişmiş nükleer reaktörlerin inşa edilmesi planlanıyor. On milyarlarca dolarlık bu dev projenin, Kanada merkezli Cameco ve Brookfield Asset Management ortaklığındaki nükleer teknoloji devi Westinghouse’a büyük ticari kazanım sağlaması bekleniyor.
ABD Enerji Bakanlığı tarafından “tarihi” olarak nitelendirilen ortaklık, Suudi Arabistan’ın ‘Vizyon 2030’ hedefleri doğrultusunda enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve petrole bağımlılığı azaltma stratejisinin kritik bir parçasını oluşturuyor.
İsrail ile normalleşme şartı masada
Süreç Kongre’de ilerlerken, anlaşmanın fiilen yürürlüğe girmesi jeopolitik bir şarta bağlanmış durumda. ABD yönetiminden ismi açıklanmayan yetkili, Trump’ın nükleer iş birliğini Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki normalleşmeye bağlayan tavrının değişmediğini belirtti. Washington yönetimi, Riyad yönetiminin İbrahim Anlaşmaları’na dahil olmaması durumunda projenin hayata geçmeyeceğinin altını çiziyor.






















