Lübnan ordusunun güneydeki Nabatiye bölgesine bağlı Batı Zotar beldesindeki konuşlanma faaliyetleri altıncı gününe girdi. İsrail ordusunun belde çevresinden çekilmesinin ardından başlatılan bu süreçte, bölge halkı evlerini ve mülklerini yerinde incelemek üzere geri dönüş yapmaya başladı. Ancak sahadaki mevcut tablo, hem güvenlik hem de lojistik açıdan ciddi zorlukları beraberinde getiriyor.
Büyük Yıkım ve Altyapı Çöküntüsü
Saha incelemelerinde, beldedeki en baskın unsurun büyük bir yıkım olduğu net bir şekilde görülüyor. Çatışmalar ve patlamalar sonucunda onlarca konut tamamen yıkılırken, çok sayıda yapı da kısmi hasar aldı. Bununla birlikte yolların iş makineleriyle tahrip edilmesi, su, elektrik ve ulaşım gibi temel altyapı hizmetlerinin tamamen devre dışı kalmasına yol açtı. Bu durum, sivillerin kalıcı olarak evlerine dönmesini şu aşamada neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Güvenlik Riskleri ve Tampon Bölge Engeli
Lübnan ordusunun karşılaştığı en büyük engellerden biri de hâlâ işgal altında bulunan Doğu Zotar ile Batı Zotar arasındaki geçiş ve tampon bölge. İki belde arasındaki mesafenin yüzlerce metre olması ve arazilerin birbirine karışması, ordu birliklerinin güvenliğini tehlikeye atıyor. Uzmanlar, işgal altındaki komşu bölgenin yarattığı bu tehdidin, her türlü askerî ve insani faaliyeti riskli kıldığına dikkat çekiyor.
Çerçeve Anlaşma ve Sahadaki Adımlar
26 Haziran tarihinde Amerika Birleşik Devletleri arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşma kapsamında hayata geçirilen bu “deneme bölgeleri” süreci, Lübnan ordusunun güneydeki belirli alanlarda kontrol sağlamasını öngörüyor. Bölgeye giriş yapan ordu mühendislik birlikleri, olası patlayıcı ve mühimmat kalıntılarına karşı detaylı tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Gözlemciler, bu sürecin güneydeki genel durumun bir özeti niteliğinde olduğunu, ordunun hem özgürleştirilen alanları güvence altına almak hem de devam eden tehditlerle başa çıkmak gibi ikili bir zorlukla mücadele ettiğini vurguluyor.



