1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Washington ile Tahran arasında güven kurulabilir mi?

Washington ile Tahran arasında güven kurulabilir mi?

On yıllar süren düşmanlığın ardından ABD ve İran arasında güvenin tesisi zor görünse de ortak çıkarlar masada.

Washington ile Tahran arasında güven kurulabilir mi?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

On yıllar süren ilan edilmiş düşmanlığın ardından Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında güvenin yeniden inşa edilmesi zor görünmektedir. Ancak her iki tarafın çıkarlarını garanti altına alacak bir anlaşmaya varılması, ABD Başkanı Donald Trump’ın “kazan-kazan” mantığıyla müzakere etmeye karar vermesi durumunda oldukça mümkündür. Mevcut tırmanış ve Trump’ın İran’a karşı düzenlediği yıkıcı savaşın gölgesinde, güven arayışından ziyade çıkar arayışı mantığa daha yakın durmaktadır. Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Joey Hood, bu ABD Başkanı ve mevcut İran rejimi altında güvenin mümkün olmayacağını ifade etmektedir.

Beklenen geniş çaplı saldırıları erteleyen Trump, Fransız LCI kanalına yaptığı açıklamada, istediklerinin yüzde yüzünü almadığı takdirde İran’a karşı geniş çaplı bir savaş başlatacağını belirtmiştir. Ayrıca perşembe günü Axios internet sitesine yaptığı değerlendirmede, İsrail’in bu operasyonlara iki dakika içinde katılabileceğini söylemiştir. Buna karşın İsrail 12. Kanalı, Tel Aviv’in Trump’ın açıklamalarına rağmen İran’a yönelik teyakkuz seviyesini düşürmediğini aktarmıştır.

Güven İnşası ve Çıkarların Rolü

Arap İran Araştırmaları Merkezi Direktörü Muhammed Salih Sadkiyan, Trump’ın İran’a hiçbir şey vermeden her şeyi elde etme arzusundan vazgeçmesi durumunda müzakerelere geri dönülmesinin hâlâ mümkün olduğuna inanmaktadır. Sadkiyan, mevcut durumun çözülmesinin güven inşa edilmesini gerektirdiğini vurgulamaktadır.

  • Umman Sultanlığı’nın, uluslararası hukuk çerçevesinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nda hizmet sunmasını garanti edecek bir mekanizma bulabileceği belirtilmektedir.

  • Trump’ın “kazan-kazan” ilkesini kabul etmesi halinde müzakereleri ilerletebileceği ifade edilmektedir.

  • Mevcut krizin temel sebebinin Trump’ın saygı sınırlarını aşması ve mutabakat zaptında öngörülen dondurulmuş İran fonlarını ödemekten kaçınması olduğu savunulmaktadır.

Buna karşılık Büyükelçi Hood, geçmişteki mutabakat zaptının artık uygulanabilir olmadığını ve tarafların çıkar alışverişine dayanan yeni bir anlaşma kaleme alması gerektiğini belirtmiştir. İranlıların on yıllardır “Amerika’ya ölüm” sloganı attığını hatırlatan Hood, binlerce İranlının ölümüne yol açan Trump savaşının ardından Washington ile Tahran arasında güvenin geri döneceğini beklemediğini kaydetmiştir.

İran Milliyetçiliği ve Müzakerelerin Geleceği

Çatışma Çözümü Profesörü Dr. Muhammed Eş-Şarkavi ise mevcut savaşın yeni bir İran milliyetçiliği yarattığını ifade etmektedir. Şarkavi’ye göre bu durum, Trump’ın 1979 rehineler krizinden bu yana İran’a karşı tarihi düşmanlıkla beslenen beyaz milliyetçiliği temsil eder gibi davranmasına yol açmıştır.

  • Tarafların Hürmüz Boğazı’ndaki seyir durumuna ilişkin mutabakat zaptının beşinci maddesine getireceği yeni yorumun kritik bir önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

  • İran’ın Umman ile boğazı yönetmek üzere bir mekanizma üzerinde müzakere edip etmediği belirsizliğini korumaktadır.

  • Trump’ın İran için planladığı geniş çaplı saldırıyı tamamen iptal etmediği, Tahran ile Maskat arasındaki görüşmelerin sonucunu bekliyor gibi göründüğü ifade edilmektedir.

Washington ile Tahran arasında güven kurulabilir mi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.