Sudan yargısı, ülkede devam eden iç savaşın en kritik isimlerinden biri olan Hızlı Destek Güçleri (HDS) lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) hakkında tarihi bir karara imza attı. Bir mahkeme, Hemedti ve iki kardeşi ile birlikte 13 kişi hakkında daha gıyaben idam cezası verildiğini duyurdu. Kararın, savaşın başladığı Nisan 2023’ten bu yana HDS liderine yönelik verilen ilk yargı hükmü olması dikkat çekiyor.
El Geneina katliamı ve soykırım suçlaması
Mahkemenin verdiği idam kararının temelinde, Batı Darfur’un El Geneina kentinde 2023 yılında yaşanan şiddetli çatışmalar ve sivil kayıplar yer alıyor. HDS güçlerinin şehre yönelik düzenlediği saldırılarda, özellikle Masalit kabilesi mensuplarının hedef alındığı belirtiliyor. Mahkeme kayıtlarına göre, bu saldırılar sonucunda yaklaşık 15 bin kişi hayatını kaybetti. Yargı süreci sonucunda sanıklar, insanlığa karşı suç işlemek ve soykırım yapmakla suçlanarak en ağır cezaya çarptırıldı.
İnterpol devreye giriyor
Hukuki sürecin devamında mahkeme, hükümlülerin yakalanması ve adalete teslim edilmesi için uluslararası düzeyde harekete geçilmesine hükmetti. Bu kapsamda, İnterpol ile iletişime geçilerek Hemedti ve kardeşlerinin bulundukları ülkelerden iadesi için yasal prosedürlerin başlatılması talimatı verildi. Hızlı Destek Güçleri cephesi ise yöneltilen soykırım ve savaş suçu iddialarını reddetmeye devam ediyor.
Savaşın gölgesinde yargı süreci
Nisan 2023’te ordu ile HDS arasında başlayan çatışmalar, Sudan’ı dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin içine sürükledi. Birleşmiş Milletler verilerine göre çatışmalar nedeniyle on binlerce sivil yaşamını yitirirken, 14 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Soruşturma nasıl başladı?
-
Özel Komite: Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan, Ağustos 2024’te HDS’nin işlediği iddia edilen suçları incelemek üzere özel bir soruşturma komitesi kurdu.
-
Yargıya Taşınma: 2025 yılı içerisinde tamamlanan soruşturma dosyaları mahkemeye sevk edildi.
-
Anayasal Değişiklik: Burhan’ın 2025 yılında anayasal metinlerde yaptığı değişikliklerle, HDS’nin devlet kurumlarındaki varlığına dair tüm referanslar kaldırılmış ve iki taraf arasındaki kopuş resmileştirilmişti.
Hukuki süreç ve verilen idam kararı, taraflar arasındaki çatışmanın sadece sahada değil, hukuki alanda da derinleştiğini ortaya koyuyor.



