Sudan’da yaklaşık üç yıldır aralıksız devam eden çatışmalar ve istikrarsızlık, yalnızca insani bir drama yol açmakla kalmıyor; ülkenin doğal ekosistemini, tarımsal üretimini ve hayvancılık potansiyelini de hızla yok ediyor. Doğu Sudan’ın en önemli tarım merkezlerinden biri olan El-Kadarif eyaletinde bitki örtüsünün tahrip edilmesi, meraların daralması ve biyolojik döngünün bozulması krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Bölgedeki ekolojik yıkımın merkezinde ise 55 bin dönümlük geniş bir alana yayılan koruma altındaki “Um Seriha” ormanı bulunuyor. Güvenlik zafiyetleri ve denetimsizlik nedeniyle artan kaçak ağaç kesimleri, bölgeyi çölleşme tehlikesiyle baş başa bıraktı.
Yılların emeği kaçak kesimlerle yok oldu
1990’lı yıllardan 2000’lerin başına kadar Ulusal Orman İdaresi tarafından yürütülen kapsamlı ağaçlandırma projeleriyle Um Seriha ormanının yaklaşık yüzde 60’ı yeniden yeşertilmişti. Ancak çatışma ortamının getirdiği otorite boşluğu, kaçak ve kontrolsüz kesimleri yeniden tırmandırdı.
Bitki örtüsünün hızla gerilemesi, hem bölge halkı hem de hayvancılıkla geçinen yerel üreticiler için ağır sonuçlar doğurdu. Gölgelik alanların ve doğal otlakların kaybolması, hayvan yetiştiricileri ile çiftçileri karşı karşıya getirdi; geleneksel göç güzergâhlarının bozulması nedeniyle taraflar arasında çatışmalar ve sürtüşmeler belirgin biçimde arttı.
Ekolojik dengenin bozulması yerel iklim koşullarını da vurdu. Ağaç örtüsünü kaybeden arazilerde yağış rejiminin düzensizleştiği, yağış miktarının azaldığı ve hız kazanan şiddetli rüzgârların çok sayıda köyde evlere ciddi zararlar verdiği bildiriliyor.
Kritik kaynak: Arap zamkı kuşağı tehlikede
Yetkililer, bölgedeki ormanlık alanların yalnızca iklim dengesi için değil, aynı zamanda Sudan’ın milli geliri ve stratejik ticareti açısından da hayati rol oynadığına dikkat çekiyor. Dünyanın en önemli doğal Arap zamkı üreticilerinden olan ülkede, kesimlerin doğrudan bu ağaç popülasyonunu etkilediği belirtiliyor.
Ortaya çıkan tabloya karşı Ulusal Orman İdaresi, yerel yönetimler ve sivil toplum desteğiyle; başta Um Seriha, Samsem bölgesi ve Arap zamkı kuşağı olmak üzere hasar gören alanlarda özellikle “talh” (akasya) ağaçlarının ekimini yoğunlaştırmak için seferberlik başlattı.
Alınan önlemler ve güvenlik adımları
- Güzergâh düzenlemesi: Çiftçiler ve hayvan yetiştiricileri arasındaki sürtüşmeleri önlemek amacıyla yaklaşık 12 kilometrelik “Ed-Darb El-Esved” gibi geleneksel göç hatları yeniden ağaçlandırılarak belirgin hale getiriliyor.
- Ortak denetim gücü: Ağaç katliamını durdurmak ve ormanlık alanları güvenceye almak için eyaletteki güvenlik güçlerinin katılımıyla ortak denetim ve koruma birimleri oluşturuldu.
Kıtlık ve gıda krizi derinleşiyor
Ekolojik tahribatın etkileri uluslararası kuruluşların verilerine de yansıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), mevsimsel yağışların kritik üretim bölgelerinde ortalamanın altında kaldığını, bu durumun ekin gelişimini olumsuz etkileyerek 2026 yılı tahıl hasadı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu aktardı.
Dünya Gıda Programı (WFP) verilerine göre ise ülkede yaklaşık 20 milyon insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor; bu nüfusun 5 milyonu acil durum seviyesinde gıda krizine maruz kalıyor. Fon yetersizliği nedeniyle insani yardım kuruluşlarının dağıttığı gıda paylarını kısmak zorunda kalması, yaşanan çevre felaketinin insani faturasını daha da ağırlaştırıyor.





















