Afrika kıtası genelinde nüfus artışı, tarımsal genişleme ve sanayileşme su kaynakları üzerindeki baskıyı benzeri görülmemiş seviyelere taşıyor. Saygın bilim dergisi Nature’da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, Afrika’nın 2020 yılındaki toplam su ihtiyacının 347 milyar metreküpe (kilometreküp) ulaştığını belgeledi. Bu veri, 2010 yılına kıyasla kıta genelindeki su talebinde yüzde 26’lık çarpıcı bir artışa işaret ediyor.
Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsü bünyesinde araştırmayı yürüten başyazar Davy Vanham, kıtadaki en temel eksikliğin bölgesel ve sektörel su talebini gösteren yüksek çözünürlüklü mekânsal haritaların yokluğu olduğunu vurguladı. Çalışmanın yalnızca fiili tüketimi değil, altyapı ve kaynakların tam kapasite karşılayabilmesi gereken “potansiyel su talebini” modellediği belirtildi.
Tarım aslan payını alıyor: Mısır kıtanın zirvesinde
Araştırma ekibi belediye hizmetleri, tarımsal sulama, hayvancılık, imalat sanayisi, elektrik üretimi ve madencilik olmak üzere altı ana sektörü inceledi. Analiz için 450’den fazla su idaresi, 46 temel tarım ürünü, 2 bin 534 enerji santrali ve 682 maden sahasının verileri haritalandırıldı.
Verilere göre Afrika’daki su talebinin sektörel dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- Tarımsal sulama: Yüzde 65 (225 milyar metreküp)
- Kentsel ve şebeke kullanımı: Yüzde 17
- Elektrik üretimi: Yüzde 10
- Sanayi: Yüzde 4
- Hayvancılık: Yüzde 3
- Madencilik: Yüzde 1
Yıllık 91,7 milyar metreküplük su talebiyle Mısır, kıtada ilk sırada yer aldı. Mısır’ı Nijerya, Sudan ve Fas takip etti. Mısır’ın tek başına sulama suyu talebinin 69,3 milyar metreküpe ulaşması, tarımsal tüketimin boyutunu gözler önüne serdi.
Kuzey Afrika’da tüketim yoğun: Şebeke erişimi yüksek ama açık büyüyor
Mısır, Fas ve Tunus şebeke suyuna erişim oranlarında kıta ortalamasının oldukça üzerinde performans sergiliyor. Şebekeye erişim oranı Mısır’da yüzde 99, Tunus’ta yüzde 92, Fas’ta ise yüzde 78 seviyesinde bulunuyor. Buna karşın Kuzey Afrika’daki kentsel merkezlerde kişi başı tüketim oldukça yüksek seyrediyor; örneğin Mısır’ın Dimyat kentinde kişi başı günlük şebeke suyu tüketimi ortalama 315 litreyi buluyor.
Sanayi amaçlı su talebinde Mısır, Nijerya, Güney Afrika ve Cezayir ilk sıraları paylaşırken, elektrik üretimine ayrılan tatlı suyun önemli bir bölümü Kuzey Afrika’daki doğalgaz çevrim santrallerinde soğutma amacıyla kullanılıyor.
Altyapı yetersizliği ve Nil Havzası’ndaki kritik eşik
Kıtanın kuzey ve güney kesimlerinde su talebi yenilenebilir rezervlerin sınırına yaklaşırken hatta bazı bölgelerde bu sınırı aşarken, Kongo Havzası gibi su zengini bölgelerde bambaşka bir tablo yaşanıyor. Sahra Altı Afrika’da doğal su rezervleri bol olmasına karşın yetersiz altyapı nedeniyle 2020 itibarıyla yaklaşık 717 milyon kişinin musluk suyuna erişimi bulunmuyor.
Rapor, nehir ekosistemlerini korumak için gereken minimum su payı hesaba katıldığında Nil Havzası’nda tehlikenin boyutuna dikkat çekiyor. Katı çevre koruma kriterleri uygulandığında Nil Havzası’ndaki yıllık su talebi, mevcut yenilenebilir su kapasitesinin yüzde 131’ine ulaşıyor.
Uzmanlar, kıtadaki fiili pompa ölçümlerinin kısıtlı olması sebebiyle bu verilerin doğrudan bir kesinlik değil, modellemelere dayalı “en kapsamlı ve tutarlı tahminler” olarak okunması gerektiğinin altını çiziyor.


















