Suriye’de son dönemde artış gösteren tıbbi hata ve ihmal vakaları, çok sayıda hastanın yaşamını yitirmesine veya kalıcı hasarlarla karşı karşıya kalmasına yol açıyor. Halep, Şam ve Deyrizor gibi farklı kentlerde basit cerrahi müdahaleler sonrası yaşanan trajediler, ülkedeki sağlık altyapısını ve denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı.
Halep’te yaşayan 33 yaşındaki Cudi, geçtiğimiz mayıs ayında özel bir hastanede girdiği estetik operasyonun ardından beyin ödemi gelişmesi sonucu komaya girdi ve bir hafta sonra hayatını kaybetti. Eşi Tevfik Kattaş, ilk ameliyatın ardından yapılan ikinci müdahalede kanama başladığını, eşinin elleri ve boynunun morardığını belirterek, doktorların “yaşasa bile felç kalacağını” söylediğini aktardı. Şam’da ise 30 yaşındaki Hedil Atiye, basit bir rahim muayenesi (histeroskopi) sırasında solunum cihazının arızalanması ve oksijensiz kalması nedeniyle yaşamını yitirdi.
Şikayetler katlanıyor, bağımsız yasa bulunmuyor
Şam Tabipler Odası verilerine göre, yalnızca 2025 yılı boyunca tıbbi hatalarla ilgili 182 resmi şikayet kayıtlara geçti. 2026 yılının ilk aylarında ise yapılan başvuru sayısı şimdiden 53’e ulaştı. Benzer bir vaka Deyrizor’da safra kesesi ameliyatı olan Sema isimli genç kadının operasyon sonrası ağır komplikasyonlarla komaya girmesiyle yaşandı.
Suriye Hukuki ve Stratejik Danışmanlık Merkezi Başdanışmanı Ahmed İbrahim, Suriye mevzuatında “tıbbi hatalar” başlığı altında bağımsız ve özel bir kanunun bulunmadığına dikkat çekti. Yürürlükteki yasal çerçevenin genel idari kuralları belirleyen Tıbbi Mesleklerin İcrası Kanunu ile sınırlı olduğunu belirten İbrahim, ihmal kaynaklı kusurların genel hukuk kuralları kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
Yargıda üç farklı hukuki süreç işliyor
Mevcut mevzuata göre mağdurlar veya aileleri şu üç hukuki yolu takip edebiliyor:
- Ceza Hukuku: İhmal veya tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme durumunda TCK’nın 550. maddesi uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor. Yaralanmalarda ise ceza 2 aydan 1 yıla kadar değişebiliyor.
- Tazminat ve Hukuki Sorumluluk: Medeni Kanun hükümleri gereğince kusuru sabit görülen doktor veya hastane yönetimi, maddi ve manevi zararları karşılamakla yükümlü tutuluyor.
- Mesleki Disiplin Yolu: Tabipler Odası bünyesindeki disiplin kurulları, yargı sürecinden bağımsız olarak uyarıdan meslekten men edilmeye ve lisans iptaline kadar varan yaptırımlar uygulayabiliyor.
Yargıtay içtihatlarına göre doktorların “sonucu garanti etmekle” değil, “mesleki ve bilimsel kurallara uygun özen göstermekle” yükümlü olduğunu hatırlatan uzmanlar, kusur tespitinin bilirkişi raporlarına dayandığını aktarıyor.
Şam’da mevzuat reformu için kritik çalıştay
Yasal boşlukların ve artan şikayetlerin gölgesinde Adalet, Sağlık ve Yükseköğretim bakanlıklarının katılımıyla Şam’da özel bir çalışma kurulu toplandı. Toplantıda konuşan Sağlık Bakanı Musab el-Ali, tıbbi sorumluluk dosyasının son derece hassas olduğunu vurgulayarak; hem hasta haklarını koruyacak hem de hekimlerin mesleki güvencesini sağlayacak kapsamlı bir yasal çerçevenin hazırlanması gerektiğini duyurdu.

















