ABD yönetimi, Batı Şeria‘daki gerginliği durdurmak amacıyla Filistin Yönetimi ve İsrail ile temaslara başlayarak her iki tarafın yetkililerinden tansiyonu düşürmelerini istedi. İsrail medyasından Kanal 12, Batı Şeria’nın kuzeyinde gerginliğin durduracak bir formül bulmak için ABD’li, İsrailli ve Filistinli güvenlik yetkilileri arasında görüşmeler yapıldığını bildirirken Filistinliler, İsrail’in silahlı gruplarla anlaşmaya varılmasına bir şans vermek için önce şehirlere saldırmayı bırakması gerektiğini bildirdiler.
Kanal 12, Filistinli yetkililerin durumu kontrol altına almak için kendi taraflarında çalıştıklarını ancak bu adımları engelleyenin İsrail olduğunu açıkça belirttiklerini aktardı. Haberde ayrıca Filistin tarafının son günlerde aralarında Filistinli güvenlik mensuplarının da olduğu Nablus’taki Arinu’l-Usud (Aslan Yuvası) grubuyla temas halindeki 11 silahlı adamı gözaltına aldıkları belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Filistin tarafı ABD’li yetkililere, İsrail saldırıları durursa silahlı kişilere, silahlarını teslim etmeleri ve geçici bir gözaltı süreci için güvenlik güçlerine teslim olmaları önerisini sunmalarına bir fırsat tanınmış olacağını, hatta İsrail’le dosyalarını çözüme kavuşturmanın ve İsrail’den genel bir af çıkarmanın mümkün olacağını bildirdiler.
Filistinli yetkililer, Nablus’ta ve Cenin’de faaliyet gösteren Aslan Yuvası grubuna ve diğer silahlı gruplara İsrail’in af çıkarması karşılığında silahlarını teslim etmelerini önermişti. Aynı öneri, ikinci intifadanın sonunda Fetih Hareketi’ne bağlı El Aksa Tugayları çatısı altındaki gruplara da sunulmuştu. Öneri, söz konusu dönem başarılı oldu ve silahlı grupların üyeleri, Filistin güvenlik birimlerinin üyelerine dönüştü. Filistinli kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Batı Şeria’daki gerginliği durdurmak amacıyla Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Krallığı ve Birleşmiş Milletler’in (BM) katılımıyla kapsamlı görüşmeler yapıldığını aktardılar. Filistin Yönetimi ayrıca İsrail’in sık sık dile getirdiği zayıf olduğu yönündeki suçlamalarına bir son verilmesi talebini taraflara iletti. Çünkü Filistin Yönetimi’ne göre bu suçlamalar onun gerçekten zayıflamasına neden oluyor.
On beş günü aşkın bir süredir kuşatma altında olan Nablus ile ilgili görüşmeler, İsrail’in burada yeni kurulan Aslan Yuvası grubunu ortadan kaldırmakta ısrar etmesiyle gerilimin zirve yapması ardından başladı. İsrail, Nablus’ta iki gün önde gelen Filistinli bir aktivisti tasfiye etmesinin ardından salı günü aralarında Aslan Yuvası grubu liderinin olduğu 5 Filistinliyi öldürdü. Bu da İsrail Başbakanı Yair Lapid ve Savunma Bakanı Benny Gantz’ın söz verdikleri gibi İsrailli yetkililerin grubu yok etme niyetinin bir göstergesi olarak görüldü.
Yedioth Ahronoth gazetesine göre salı günü sabaha karşı Nablus’ta gerçekleştirilen operasyona İç Güvenlik Servisi Şin-Bet, Birim 8200, Ulusal Terörle Mücadele Birimi, keskin nişancılar ve karşı taraftanmış gibi kılık değiştiren askerler yer aldı. Operasyonun amacı Aslan Yuvası’nın liderlerini tutuklamak değil tasfiye etmekti. Bu yüzden İsrail, aralarında Pegasus yazılımının da olduğu önemli casusluk araçlarını kullanıldı.
Yedioth Ahronoth gazetesine göre İsrail ordusu, Filistin güvenlik servislerinin duruma müdahale etmesine izin vermesi yönünde siyasi tabandan gelen direktiflere uyarak daha önce böyle bir eylemde bulunmaktan kaçınmıştı. Fakat bu kez doğrudan hareket etmeye karar verdi.
Gazetenin haberinde, İsrail’in artık geçtiğimiz haftalarda Nablus yakınlarında bir askerin öldürülmesine karışan ve başka eylemlerde de bulunan Aslan Yuvası’nı dağıtmak ve onunla hesaplaşmak olan tek bir hedefinin olduğu belirtildi. Aslan Yuvası liderlerinin öldürüldüklerine işaret eden bir resim İsrail basınında yer aldı. İsrail tarafından farklı zamanlarda öldürülen Muhammed el-Azizi, Abdurrahman Subh, İbrahim el-Nabulsi, Tamer Kilani ve Vedi el-Huh’un fotoğrafları üzerine X işareti konulmuştu. Ayrıca Aslan Yuvası’nın önde gelen liderlerinden Mahmud el-Benna, Ahmed Tabanca ve Musab İştiyye’nin de tasfiye edildiklerine işaret eden fotoğrafları ortaya çıktı.
Ancak Haaretz gazetesinden askeri analist Amos Harel, söz konusu grupların kısa bir sürede dağıtılabileceğini düşünmüyor. Harel değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Son dönemde ortaya atılan söz konusu grupların yıkıldığı iddiası inandırıcı değil. Çünkü bunun için sağlam bir örgütsel ya da hiyerarşik arka plan yok. Bu örgütsel bir yapıdan ziyade bir fikir ve bu da yayılmasını durdurmayı zorlaştıracak.”
İsrail, Aslan Yuvası fikrinin Batı Şeria’daki diğer bölgelere yayılmasından korkuyor. Aslan Yuvası’nın popülaritesinin giderek arttığını söyleyen Harel, bu popülaritenin kolay kolay bastırılamayacağını vurguladı.
Diğer yandan İsrail ordusu dün Nablus’a bir baskın daha düzenleyerek daha önce İsrail tarafından öldürülen İbrahim el-Nabulsi’nin kardeşinin de aralarında olduğu, Aslan Yuvası ile bağlantılı olduklarını iddia ettiği eylemcileri tutukladı.
Bir diğer gelişmede ise Nablus’un Eski Şehri bölgesinde orduya ait bir insansız hava aracı (İHA) düştü. Ordu, İHA’nın teknik bir aksaklık sonucu düştüğünü ve bilgi sızdırılması gibi bir endişenin olmadığını açıkladı. İsrail kazayla ilgili soruşturma başlattı.
















