Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilim, yaklaşan ABD Kongre ara seçimleri öncesinde kritik bir eşiğe ulaştı. Pentagon’un Tahran yönetimine yönelik kapsamlı askeri senaryolar üzerinde çalıştığı ve bölgedeki Amerikan askeri varlığını takviye ettiği yönündeki sızıntılar, yeni bir sıcak çatışma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Eski ABD Savunma Bakan Yardımcısı Michael Mulroy, ara seçimlerin ardından bölgesel gerilimin tırmanma olasılığının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Artan askeri yığınağın ABD Başkanı Donald Trump’a karar alma sürecinde geniş bir hareket alanı sağladığını ifade eden Mulroy, basına sızan planların iki temel amaca hizmet edebileceğini belirtti. Mulroy, söz konusu hazırlıkların olası bir askeri müdahaleye yönelik fiili hazırlık olabileceği gibi, Tahran’ı müzakere masasında taviz vermeye zorlamak amacıyla kurgulanmış bir baskı taktiği de olabileceğini kaydetti.
Saldırı kararı neye bağlı ve zamanlama nasıl işleyecek?
Eski ABD Askeri İstihbarat Yetkilisi William Putnam ise askeri hazırlıkların tamamlanmasının doğrudan bir savaşın başladığı anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Putnam, operasyonun zamanlaması ve kapsamına dair nihai kararın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından değil, bizzat Donald Trump tarafından verileceğini ifade etti.
Putnam, Beyaz Saray’ın normal şartlarda ara seçim sürecinin tamamlanmasını bekleyebileceğini, ancak Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir İran hamlesinin bu takvimi öne çekebileceğini dile getirdi.
İsrail meseleleri uzmanı Mühenned Mustafa ise Netanyahu yönetiminin iç siyasi dengeler nedeniyle ekim ayı başında operasyon başlatma arayışında olduğunu, ancak bu girişimin hayata geçmediğini aktardı. Mustafa, İsrail ordusunun prensipte bir savaşa karşı olmadığını ancak zamanlamanın iç politikaya alet edilmesinden çekindiğini belirterek, Netanyahu’nun seçim sonrası olası bir acil durum hükümetiyle savaşa zemin hazırlayabileceğini öne sürdü.
Masadaki hedefler: Nükleer tüneller ve petrol terminalleri
ABD ve İsrail basınına sızan askeri istihbarat raporlarına göre, olası bir ortak operasyonda hedeflenecek noktaların ayrıntıları netleşmeye başladı. Planın, 2025 yazında düzenlenen “Gece Yarısı Çekici” (Midnight Hammer) operasyonuna benzer biçimde, kısa süreli fakat yoğun hava saldırılarını kapsayacağı belirtiliyor.
Olası operasyonun odak noktasında yer alan stratejik hedefler şu şekilde sıralanıyor:
- Nükleer altyapı ve tünel girişleri: Natanz yakınlarında granitin derinliklerine oyulmuş son derece korunaklı “Pickaxe” (Kazma Dağı) yer altı tesisi ve nükleer tesislerin giriş kapıları.
- Hürmüz Boğazı üsleri: Boğazın kontrolünde kilit rol oynayan Kişm Adası’ndaki stratejik askeri noktalar.
- Petrol ihracat merkezi: İran’ın ham petrol ihracatının ana damarını oluşturan Hark Adası’ndaki kritik dolum ve lojistik tesisleri.
3 uçak gemisi ve bölgedeki askeri yığınak
Bölgedeki askeri hareketlilik hava ve deniz sahasında yoğunlaşmış durumda. Onlarca İsrail savaş uçağının İran sınır hattına yakın bölgelerde keşif uçuşları gerçekleştirdiği, ABD ve İsrail hava unsurlarının ise Irak hava sahasında koordineli taarruz tatbikatlarını artırdığı bildirildi.
Pentagon’un hazırlıkları kapsamında; bünyesinde 3 uçak gemisi filosu ve binlerce deniz piyadesini barındıran geniş çaplı bir askeri gücün kasım ayı başına kadar Orta Doğu’daki konuşlanmasını tamamlaması bekleniyor. Washington yönetiminin bölgedeki diplomatik misyon çalışanlarının sayısını kademeli olarak azaltması risk algısını güçlendirirken, İran’ın enerji altyapısına yönelik bir saldırının küresel petrol fiyatlarında ciddi bir şoka yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

















