Amerika Birleşik Devletleri’nde 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde, Arap kökenli Amerikalı seçmenlerin siyasi tercihlerinde dikkat çekici bir kırılma yaşanıyor. Yaşam maliyetlerindeki artış, Başkan Donald Trump yönetiminin Orta Doğu politikaları ve Cumhuriyetçi Parti içinde yükselen dışlayıcı söylemler, bu seçmen kitlesini yeniden Demokrat Parti adaylarına yönlendiriyor.
The Washington Post ve George Mason Üniversitesi Schar Kamu Politikası Okulu ortaklığıyla gerçekleştirilen kapsamlı kamuoyu araştırmasına göre, kayıtlı Arap kökenli seçmenlerin yüzde 58’i ara seçimlerde Demokratları destekleyeceğini beyan etti. Cumhuriyetçilere destek verenlerin oranı ise yüzde 34 seviyesinde kaldı. Bu tablo, 2024 başkanlık seçimlerinde Kamala Harris’e yüzde 41, Donald Trump’a ise yüzde 39 oranında oy veren seçmen grubundaki radikal değişimi ortaya koyuyor.
Yaklaşık 3,5 milyonluk nüfuslarıyla ABD toplamının yüzde 1’ini oluşturan Arap kökenli Amerikalıların yaklaşık dörtte biri, seçim sonuçlarının bıçak sırtı dengelerle belirlendiği Orta Batı (Midwest) eyaletlerinde yaşıyor.
Enflasyon baskısı ve bölgesel çatışmalar güveni sarstı
Seçmen eğilimlerindeki değişimin odağında ekonomik sıkıntılar yer alıyor. Ankete katılan her 10 Arap Amerikalı seçmenden yedisi, Trump yönetiminin ekonomi politikalarından memnun olmadığını dile getiriyor. Yeni gümrük tarifeleri ve İran eksenli askeri gerilimlerin körüklediği akaryakıt ve gıda fiyatlarındaki artış, geçim derdini seçim gündeminin merkezine taşıdı. 2024 seçimlerinde Trump’a oy verdiğini belirten seçmenlerin yaklaşık yüzde 40’ı da mevcut ekonomik gidişattan rahatsız olduğunu vurguluyor.
Ekonominin yanı sıra dış politika da derin bir ayrışma yaratıyor:
- İsrail ve Gazze politikası: Arap kökenli seçmenlerin yüzde 80’i Trump’ın İsrail ve Gazze konusundaki tutumunu onaylamıyor. Yaklaşık yüzde 70’lik kesim İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere karşı savaş suçu ve soykırım işlediği görüşünü paylaşıyor.
- Askeri yardımların kesilmesi talebi: Katılımcıların yaklaşık yüzde 80’i İsrail’e yapılan askeri yardımların kısılmasını isterken, her 10 seçmenden altısı bu yardımların tamamen durdurulmasını talep ediyor.
- İran gerilimi: Seçmenlerin yüzde 75’i Washington’ın İran’a yönelik sert askeri yaklaşımına karşı çıkıyor.
Trump, 2024 seçim sürecinde Joe Biden yönetiminin Gazze savaşı sırasındaki tutumuna öfke duyan Arap seçmenleri “bölgeye barış getirme” vaadiyle yanına çekmişti. Ancak çatışmaların yayılması ve İran gerilimi, bu desteği hızla eritti.
Cumhuriyetçi söylem ayrışmayı derinleştiriyor
Cumhuriyetçi kanattaki bazı siyasetçilerin benimsediği göçmen ve Müslüman karşıtı dil, Arap seçmen ile parti arasındaki mesafeyi açıyor. Seçmenlerin yaklaşık yarısı Cumhuriyetçi Parti’nin kendilerine karşı mesafeli veya hasmane olduğunu düşünürken, bu oran Trump özelinde yüzde 60’a ulaşıyor.
Buna karşın Demokrat Parti de koşulsuz bir kabul görmüyor. Seçmenlerin yüzde 45’i geçmişteki Biden yönetiminin İsrail politikalarından duyulan rahatsızlık nedeniyle Demokratların samimiyeti konusunda kararsız kalmayı sürdürüyor.
Michigan’da kritik Senato yarışı
Bu oy kayması, özellikle Arap nüfusun yoğun olduğu salıncak eyalet Michigan’da belirleyici bir rol oynuyor. Mısır kökenli Demokrat aday Dr. Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki çekişmeli Senato yarışı, Kongre’deki güç dengesini doğrudan etkileyecek en kritik mücadelelerden biri olarak gösteriliyor.

















