Küresel petrol piyasalarında haftalardır süren yükseliş eğilimi, ABD ara seçimlerinin ardından sert bir kırılma yaşadı. Demokrat Parti’nin Kongre’nin her iki kanadında da üstünlüğü ele geçirmesi ve Washington’ın İran savaşına ilişkin yaklaşımında barış ihtimalinin güçlenmesi, petrol fiyatlarını 7 Ekim’den bu yana ilk kez 100 dolar kritik eşiğinin altına çekti.
Güne düşüşle başlayan Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,5’in üzerinde değer kaybederek 98,96 dolar seviyesine kadar geriledi. Benzer bir kayıp yaşayan ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 91,72 dolardan işlem gördü. Hafta başından bu yana kayıpları yüzde 13’ü aşan Brent petroldeki düşüşte, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risk priminin zayıflaması belirleyici oldu.
Trump’tan dikkat çeken itiraf: “İran seçimlerde etkili oldu”
Cumhuriyetçilerin Kongre’deki kontrolü kaybetmesinin ardından açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, seçim hezimetinde Orta Doğu’daki askeri operasyonların etkili olduğunu kabul etti. The Wall Street Journal’a konuşan Trump, “İran kesinlikle faktörlerden biriydi ancak bu savaştan ziyade tetiklediği yüksek petrol fiyatlarıyla ilgiliydi” ifadelerini kullandı. Trump, Financial Times’a verdiği demeçte ise Washington’ın şu aşamada İran’a yönelik doğrudan ve acil yeni bir askeri saldırı planı bulunmadığını belirtti.
Piyasalardaki genel havayı değerlendiren IG Group analisti Chris Beauchamp, piyasaların Trump’ın İran dosyasını kademeli olarak kapatabileceği beklentisini fiyatladığını vurguladı. Beauchamp, piyasaların kalıcı bir rahatlama yaşaması için barış müzakerelerine dair daha somut başlıklara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Tahran temkinli, arabuluculuk trafiği sürüyor
Fiyatlardaki sert düşüşe rağmen diplomasinin diğer ucundan temkinli açıklamalar geliyor. İran Lideri Mücteba Hamaney, yaptığı yazılı açıklamada Beyaz Saray’da veya Kongre’de kimin oturduğuna bakılmaksızın ABD düşmanlığının süreceğini belirtti. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise Washington ile Tahran’ın savaşı sonlandıracak kapsamlı bir mutabakata henüz oldukça uzak olduğunu dile getirdi.
Buna karşın Katar’ın seçim sonrası tırmanışı engellemek adına arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırması, yatırımcıların en kötü senaryodan uzaklaşmasını sağladı. SEB Research Emtia Analisti Bjarne Schieldrop, İsrail ve Trump’ın askeri bir saldırı düzenleme riskinin masada kalmaya devam ettiğini ancak ani bir müdahale korkusunun piyasadan çekildiğini ifade etti.
Uzmanlardan risk uyarısı: “Tırmanış her an piyasaları vurabilir”
Finans dünyası, kısa vadeli rahatlamaya karşın temkinli duruşunu koruyor. Yaklaşık 600 milyar dolarlık fonu yöneten RBC BlueBay Asset Management Piyasa Stratejisi Direktörü Mike Bell, seçim baskısının geride kalmasıyla Trump’ın Orta Doğu’da tansiyonu yeniden yükseltme ihtimaline işaret etti. Bell, olası yeni bir gerilimin enerji fiyatlarını sıçratarak aynı anda hem hisse senetleri hem de tahvil piyasalarında sert satışlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Arz akışı toparlanıyor, stoklar geriliyor
Fiyatlardaki düşüşü destekleyen bir diğer dinamik ise tanker trafiğindeki toparlanma oldu. Gemi takip platformu Vortexa’nın verilerine göre, Orta Doğu kaynaklı ham petrol ve rafine ürün akışı ekim ayında günlük ortalama 17,1 milyon varile ulaştı. Bu rakam eylül ayındaki 18,9 milyon varile kıyasla bir miktar düşük kalsa da savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 75’ine denk geliyor.
Saxo Bank Analisti Ole Hansen, Orta Doğu’dan yapılan petrol sevkiyatlarındaki artışın fiziki kargo fiyatlarını aşağı çektiğini, bunun da rafineri marjlarını dengeleyerek nihai tüketiciye pompa fiyatlarında rahatlama olarak yansıyacağını belirtti. Öte yandan ABD ham petrol stoklarının 30 Ekim ile biten haftada 5,27 milyon varil gerilediği bildirildi.


















