Suriye’de kötüleşen insani ve ekonomik durumun ‘çok tehlikeli’ boyutlara ulaşmasının ardından New York’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından yapılan bir toplantının ana gündemi Suriye oldu. Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, toplantıda siyasi sürecin bir “çıkmaza girdiğini” ilan ederken, Şam’daki hükümete ve diğer ilgili taraflara 2254 sayılı BMGK kararını uygulama çabalarını yeniden başlatmaları çağrısında bulundu.
Pedersen, New York’ta BMGK üyelerine, ‘BM’yi 2254 sayılı BMGK kararında öngörülen yola iten’, çatışan Suriyeli taraflar arasında ve etkili uluslararası tarafların katılımıyla müzakereleri yeniden başlatma çabaları hakkında bilgi verdi. Suriye siyasi sürecini sürdürmek için belirlenen “açık hedefleri” hatırlatan Pedersen, yaklaşımının bir parçası olarak “tüm taraflardan karşılıklı ve doğrulanabilir bir şekilde adım adım, güven artırıcı önlemler” istedi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, BMGK’nin sınır ötesi yardım operasyonları için yetkisini uzatmayı kabul edememesinden duyduğu hayal kırıklığını paylaşan Pedersen “Uluslararası taraflar arasında bile insani temeller konusunda fikir birliğine ulaşılamıyorsa Suriyelilerin derin farklılıklarının üstesinden gelmeye nasıl teşvik edileceğini” sordu.
Şarku’l Avsat muhabirinin aktardığına göre BM Özel Temsilcisi, siyasi çabalarına dönerek “Dürüst olalım. Şimdiye kadar, potansiyel olarak önemli olan ve aylar süren diplomasi süreci, Suriyeliler için yurtiçinde veya yurtdışında somut sonuçlara veya siyasi süreçte gerçek hamlelere dönüşmedi” dedi. “Bunu yakında yapacaklarını” umduğunu ifade eden Pedersen “Şayet bu olmazsa, krizin etkisinin derinleştiği bir zamanda Suriye çatışmasının müzakere edilmiş bir şekilde sona ermesine yardımcı olmak için kaçırılmış bir fırsat daha olacak” uyarısında bulundu.
Yer konusunda anlaşmazlık
Suriye Anayasa Komitesi’nin yeniden toplanmasının birçok kilit aktör arasında açık bir uzlaşma noktası olduğu gerçeğini memnuniyetle karşılayan Pedersen, “yer konusunda Suriye ile ilgisi olmayan konularda ortaya çıkan anlaşmazlıkların şimdiye kadar toplantının olmasını engellemesinden duyduğu hayal kırıklığını” dile getirdi. “Şimdiye kadar gerçekleşen sekiz oturumda ilerlemenin çok yavaş olduğunu” kabul eden Pedersen, kendisinin ve ekibinin “çıkmazdan çıkmak için çaba sarf ettiklerini” vurguladı.

Suriye’de kötüleşen ekonomik krizden de bahseden Pedersen, “Bunun etkisinin tüm Suriyeliler üzerinde olacağını ve her 10 kişiden 9’unun şu anda yoksulluk sınırının altında yaşadığını” belirtti. “Söz konusu durumun çok tehlikeli” olduğunu vurgulayan Pedersen, Suriye hükümetini ‘bu çatışmadan siyasi bir çıkış yolu bulmak için BM ile proaktif bir şekilde çalışmaya’ çağırdı.
İnsan hatası
Nitekim İnsani İşlerden Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths adına konuşan BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) Cenevre Temsilcisi ve Koordinasyon Birimi Direktörü Ramesh Rajasingham, “Sınır ötesi yardım, Suriye’nin kuzeybatısındaki milyonlarca insan için bir ölüm kalım meselesidir” dedi. Rajasingham BMGK’nin bu operasyonları yenilememesini ‘hayal kırıklığı’ olarak nitelendirdi.

Rajasingham, Suriye hükümetinin halen yardım malzemelerinin Babusselam ve er-Rai sınır kapılarından kuzeybatı Suriye’ye geçmesine izin verdiğini belirtti. “BM sınır ötesi harekatının dünyadaki en çok incelenen insani yardım operasyonları arasında yer aldığını” vurgulayan Rajasingham, “Suriye’nin kuzeybatısındaki 4,6 milyon kişiden 4,1 milyonunun insani yardıma ihtiyacı var” dedi. Rajasingham ayrıca “Geçtiğimiz haftalarda kuzeybatı Suriye’de keskin bir şekilde artan düşmanlıklardan derin endişe duyduğunu” ifade etti.
Suriye’nin her yerinde sosyal ve ekonomik koşullarda devam eden kötüleşmeye değinerek, “para biriminin değerindeki hızlı düşüşün yeni bir rekor seviyeye ulaştığına” işaret eden Rajasingham, “12 milyon insan (nüfusun yüzde 50’sinden fazlası) gıda güvensizliği yaşıyor. 2,9 milyon kişi de açlığa sürüklenme riskiyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı.
















