Irak hükümetinin resmi dolar kurunu yukarı yönlü revize etmesi, ülke piyasalarında ve iş dünyasında büyük bir kriz dalgası başlattı. Alınan son kararla birlikte nihai yararlanıcılar için resmi dolar kuru 1320 dinardan 1520 dinara çıkarıldı. Paralel piyasada ise 100 doların 165 bin dinar seviyesine fırlaması, ticaret çevrelerinin sert tepkisine ve kararın Federal Yüksek Mahkeme’ye taşınmasına yol açtı.
Irak Merkez Bankası olası aksaklıkları önlemek adına ithalatçıları transfer işlemlerini doğrulamak üzere bankalara çağırırken, Irak Ticaret Odaları Federasyonu piyasa dengesini altüst eden bu mali adımların derhal yeniden gözden geçirilmesini istedi.
İthalata bağımlı piyasada faturanın yüzde 90’ı tüketiciye
Bağdatlı ekonomi uzmanı Ali er-Ravi, Irak ekonomisinin yapısal olarak yoğun biçimde ithalata bağımlı olduğuna dikkat çekerek ulusal paranın devalüe edilmesinin doğrudan enflasyonu körükleyeceğini vurguladı. Döviz kurundaki artışın ithal ürün maliyetlerini tırmandıracağını belirten Ravi, tüccarların bu maliyeti tek başına üstlenmeyeceğini kaydetti.
Ravi’ye göre ek maliyet yükünün en az yüzde 90’ı doğrudan tüketiciye yansıtılacak; bu durum halkın alım gücünü dibe çekerken iç pazardaki genel talep ve ticari hareketliliği ciddi biçimde daraltacak.
Polis zoruyla serbest piyasa kontrol edilemez
Dövizdeki spekülatif baskıların yalnızca güvenlik tedbirleriyle veya zorlayıcı kısıtlamalarla engellenemeyeceğini belirten Ravi, döviz bürolarının geniş ve girift ağ yapısı nedeniyle gayriresmi işlemlerin kolayca kayıt dışına kaydığına işaret etti. İthalat finansmanı ve döviz talebinin temel nedenleri çözülmedikçe, resmi kur ile karaborsa arasındaki makasın kapanmayacağı ifade ediliyor.
Bütçe açıklarını kapatmak için kurla oynamanın sürdürülebilir bir çıkış yolu olmadığını hatırlatan uzmanlar, devlete memur alarak işsizliği çözme yaklaşımının kamu maliyesini tıkadığını savunuyor.
Kalıcı çözüm: Yerli üretim ve güçlü özel sektör
Ekonomist Ravi, Bağdat yönetiminin borç yükü, genç işsizliği ve likidite sıkışıklığı gibi ağır baskılarla karşı karşıya olduğunu kabul etmekle birlikte, kurtuluşun para politikasından ziyade yapısal reformlarda yattığını ifade etti.
Hükümetin bütçe yükünü hafifletmek adına özel sektör yatırımlarını teşvik etmesi ve yerel üretimi canlandırması gerektiği vurgulanıyor. Petrol gelirlerine bağımlı olan Irak’ta yerli üretimin güçlendirilmesi, ülkenin dolara olan bağımlılığını azaltacak ve iç pazarı dış kur şoklarına karşı koruyacak yegâne formül olarak görülüyor.

















