İşgalci İsrail, Kudüs’teki Filistin sivil alanını tamamen ortadan kaldırarak yerine siyonist sivil dokuyu ikame etmek amacıyla kapsamlı bir savaş yürütüyor. Hem görünen hem de görünmez araçlarla yürütülen bu savaşın tek bir hedefi var: Kudüs’teki Filistin kimliğini içini boşaltarak asimile etmek ve şehri tamamen “İsrailleştirmek”.

Güvenlik baskısı ve sokaktaki takibat

İşgalci rejimin güvenlik birimleri, Kudüs halkının direnişinin temel taşı olan sivil toplumu felç etmek için tüm kuralları hiçe sayıyor. Kudüs sokaklarında sivil toplum çalışanları adeta “avlanıyor”.

Mali ve hukuki abluka: “Vergi savaşı”

Siyonist rejim, Filistinli kurumları ekonomik olarak boğmak için “adrese teslim” yasalar çıkarıyor.


İsrail'den çelişkili sinyaller: İran savaşı yavaşlıyor mu?
İsrail’den çelişkili sinyaller: İran savaşı yavaşlıyor mu?
İçeriği Görüntüle

Kurumsal kimliğin tasfiyesi ve ikame politikası

İşgalci belediye, sadece mevcut kurumları kapatmakla kalmıyor, onların yerine kendi kontrolündeki yapıları yerleştiriyor.

  1. Eğitimin asimilasyonu: Kudüs’teki Filistin eğitim sistemi büyük ölçüde çökertildi. Vakıf okullarında sadece 6 bin öğrenci kalırken, geri kalan binlerce çocuk siyonist müfredatın dayatıldığı “Maarif” okullarına mecbur bırakıldı.

  2. Kukla kurumlar: Rejim, “milli mercileri” devredışı bırakmak için kendi güdümünde 15-20 yeni “toplum merkezi” kurarak Kudüs liderliğini bölmeye çalışıyor.

  3. Vakıf ve Kilise saldırıları: Şehrin can damarı olan İslami ve Hristiyan vakıf kurumları, İsrail tescil şartlarını kabul etmedikleri gerekçesiyle kapatılma veya mülklerine el konulma tehdidiyle karşı karşıya.

Görünmez soykırıma karşı duyarlılık çağrısı

Gazze’de devam eden soykırım, Kudüs’te sessizce yürütülen bu “sivil soykırımı” unutturmamalıdır. İşgalci rejim, Batı Şeria ile Kudüs arasındaki tüm geçiş izinlerini iptal ederek kurumları personelinden, banka bağlantılarını keserek de kaynaklarından mahrum bırakmıştır. Kapatılan her kurumun mülküne el koyma yasası ise Kudüs’teki Filistin gayrimenkullerinin siyonistlerin eline geçmesi için bir tuzak olarak kullanılmaktadır.

Kudüs’teki bu süreç, sadece Filistinlilerin iç meselesi değil; İslam dünyasının ve uluslararası toplumun vicdan sınavıdır. Sadece sözlü kınamalarla yetinmek, bu tarihi şehrin kimliğinin sessizce yok edilmesine ortak olmaktır.

Daily Ummah