Katar, Kuveyt ve Ürdün dışişleri bakanlıkları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Suriye topraklarına yasa dışı şekilde girmesini ve uluslararası sınırları ihlal etmesini yayımladıkları bildirilerle kınadı. Üç ülke, uluslararası toplumu İsrail’e karşı harekete geçmeye ve uluslararası kararlara uymasını sağlamaya çağırdı.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Netanyahu’nun Suriye topraklarına geçişinin “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine açık bir tecavüz, uluslararası hukukun apaçık bir ihlali ve bölgesel güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit” olduğu vurgulandı. Doha yönetimi; Suriye’nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve Suriye halkının istikrarına tam destek verdiğini yineledi.
Şeyh Dağı zirvesinden seçim mesajı
İsrail Başbakanı Netanyahu, beraberindeki Savunma Bakanı Yisrael Katz ile birlikte işgal altındaki Şeyh Dağı (Hermon Dağı) bölgesine gitmişti. 27 Ekim’de düzenlenecek erken parlamento seçimleri öncesinde sahada görüntü veren Netanyahu, üzerinde çelik yelekle çektiği videoda şu ifadeleri kullanmıştı:
“İbrani Yeni Yılı arifesinde Şeyh Dağı’nın zirvesindeyiz. Şam burada, Lübnan orada, Golan Tepeleri ötede. Şeyh Dağı’ndan Yermuk Nehri’ne, oradan Akdeniz’e kadar tüm bölgeyi kontrol ediyoruz; benzeri görülmemiş mutlak bir kontrol bu.”
1974 Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması ve BM kararlarına çağrı
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Suriye topraklarındaki süregelen işgal ve saldırılarının bölge barışını baltalayan bir tırmanış olduğunu belirtti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) sorumluluk alarak saldırıları durdurması ve 1974 yılında imzalanan askeri ayrışma anlaşmasına riayet edilmesi gerektiği kaydedildi.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı da söz konusu ziyareti “Suriye’nin egemenliğinin çiğnenmesi ve kabul edilemez bir provokasyon” olarak nitelendirerek kınama mesajı yayımladı. Şam’daki Dışişleri Bakanlığı ise adımın uluslararası hukuku hiçe sayan bir tecavüz olduğunu açıklamıştı.
Güney Suriye’de artan işgal baskısı
İsrail ordusu, Güney Suriye hattındaki Kuneytra ve Dera vilayetlerinde baskınlar, aramalar, kontrol noktaları ve gözaltı faaliyetleriyle askeri varlığını sürdürüyor.
1967’den bu yana Golan Tepeleri’nin büyük kısmını işgal altında tutan İsrail, 8 Aralık 2024’te Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından 1974 Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nın hükümsüz kaldığını öne sürmüş; tampon bölge ile birlikte Şeyh Dağı’nın Suriye tarafındaki stratejik noktalarını fiilen işgal etmişti.

















