İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) programlarını sürdürebilmek amacıyla 5 binden fazla tüzel kişilikten oluşan gizli bir askeri ve finansal tedarik ağı kurduğu ortaya çıktı. Reuters haber ajansı tarafından yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre Tahran yönetimi, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasına ve uluslararası yaptırımlara rağmen füze yakıtından patlayıcılara, İHA parçalarından ağır nakliye araçlarına kadar geniş bir askeri teçhizat akışını güvence altına aldı.
Soruşturma verileri, İran Savunma Bakanlığının kısaltması olan “MODJA” kodunu taşıyan paravan kurumların Ocak 2025’ten bu yana en az 2 milyar dolar değerinde askeri ve çift kullanımlı teçhizatı kara, hava ve deniz yollarıyla ülkeye soktuğunu ortaya koydu.
2 milyar dolarlık sevkiyat: Çin, Rusya ve Almanya hattı
İstihbarat analizleri ve banka kayıtlarına dayanan belgelerde, söz konusu ağın merkezinde yer alan “MODJA 346428” kodlu tek bir yapının, 2025 başından 2026 ortasına kadar geçen süreçte devasa boyutlarda füze yakıtı ve harp mühimmatı ithal ettiği tespit edildi. Şahid serisi kamikaze İHA’ların üretiminde kullanılan elektronik bileşenler, patlatma kapsülleri ve mobil füze rampasına dönüştürülebilen ağır vasıtaların Çin, Rusya ve Almanya gibi ülkelerden temin edilerek farklı lojistik hatlar üzerinden İran’a ulaştırıldığı belgelendi.
Risk danışmanlığı şirketi 240 Analytics ortaklığıyla incelenen ithalat veritabanına göre, yalnızca 2026’nın ilk yarısında sisteme 1,9 milyon dolarlık füterleme kapsülü ve tonlarca patlayıcı kimyasal aktarıldı. Kayıtlara göre binlerce paravan şirketin tamamı Tahran’da aynı resmi adresi, yani doğrudan İran Savunma Bakanlığı yerleşkesini merkez olarak gösteriyor. Kuruluş tarihi olarak ise Şah rejiminin yıkıldığı 11 Şubat 1979 tarihi yer alıyor.
“Eminler” ağı ve petrol gelirlerinin transferi
Askeri satın alma trafiğinin, yurt dışındaki üçüncü şahıslar ve göstermelik işletmelerden oluşan “Eminler” (Trustees) yapılanması tarafından koordine edildiği bildirildi. Bu yapı, uluslararası piyasalarda yasa dışı yollarla satılan ham petrolün gelirlerini doğrudan askeri lojistik alımlarına yönlendirerek yaptırım takibini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, söz konusu yöntemlerle getirilen yüksek hassasiyetli parçaların ve ağır araçların, doğrudan yer altı tesislerinde füze montajı ve sahada konuşlandırma operasyonlarında kritik işlev gördüğünü değerlendiriyor.
Devrim Muhafızları ve “Bünyad” vakıflarının rolü
Sistemin finansman ve iç lojistik ayağında ise İran ekonomisinin önemli bir bölümünü kontrol eden yarı resmi “Bünyad” vakıfları öne çıkıyor. 1979 devriminin ardından el konulan mal varlıklarıyla kurulan ve ülkenin tepe elitleri tarafından yönetilen bu vakıflar, Savunma Bakanlığına bağlı gizli birimlerle para transferleri gerçekleştiriyor.
Sızdırılan verilere göre bünyesinde 31 eyaletin Devrim Muhafızları komutanlarını barındıran bu yapılar, askeri lojistiğin sivil sanayi kılıfı altında finanse edilmesine aracılık ediyor. Huzistan bölgesinde görevli üst düzey komutan Hasan Şahvarpur’un kamuya ait çelik tesislerinden Devrim Muhafızları binaları ve tesisleri için milyonlarca dolarlık kaynak aktarımı talep ettiği belgelerle kayıtlara geçmiş durumda. Uluslararası ablukaya rağmen işleyen bu tedarik çarkı, Tahran’ın savunma sanayisini dış baskılardan bağımsız tutma kapasitesini teyit ediyor.

















