Rotterdam’da Gazze ve Hac hüznü: İlk 10 film açıklandı

56. Rotterdam Film Festivali, dünya prömiyerini yapacak ilk 10 filmi duyurdu; Mısır ve Filistin yapımları öne çıktı.

Rotterdam'da Gazze ve Hac hüznü: İlk 10 film açıklandı

Dünyanın en prestijli bağımsız sinema buluşmalarından Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR), 28 Ocak – 7 Şubat 2027 tarihleri arasında düzenlenecek 56. edisyonunda dünya prömiyerini gerçekleştirecek ilk 10 filmi açıkladı. Seçkide, görme engelli bir büyükannenin Mekke hayalini koruma mücadelesini anlatan Mısırlı bir yapım ile Han Yunus’tan Mısır’a sığınan Filistinli bir foto muhabirinin ailesini takip eden sarsıcı bir belgesel dikkat çekiyor.

İlk yönetmenlik denemelerine ayrılan “Bright Future” (Parlak Gelecek) ile çağdaş sinemanın yenilikçi eğilimlerini kucaklayan “Harbour” (Liman) bölümlerine dağıtılan filmler; dramadan bilimkurguya, kara komediden deneysel sinemaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Festival Direktörü Vanja Kaludjercic, seçkiye ilişkin yaptığı değerlendirmede; sinemanın en güçlü anlarının seyircinin beklentilerini sarstığı ve kolay yanıtı olmayan karmaşık gerçeklere özgün ifade yolları bulduğu anlar olduğunu vurguladı.

“Bright Future”: Hac hayalinden Nepal usulü Suç ve Ceza’ya

Bölümün öne çıkan yapımı, Mısırlı yönetmen Mohamed El-Zayat’ın ilk uzun metrajı olan “In the Name of Galeela” (Celile Adına) oldu. Film, hac için biriktirilen paranın çalınmasının ardından bir gencin ve çevresindekilerin, görme engelli büyükannelerine hâlâ Mekke yolunda olduğunu hissettirmek için giriştikleri dayanışmayı trajikomik bir dille beyazperdeye taşıyor.

Bölümde yer alan diğer ilk filmler ise şöyle:

  • The Muglur (Yönetmen: Lucila Las Heras): Meksika-Arjantin ortak yapımı karanlık masal; alkol bağımlısı babasının baskısı altında fantastik roman yazmaya çalışan Aurora’nın gizemli bir yaratıkla yaptığı tehlikeli anlaşmayı konu alıyor.
  • Kids Go Free (Yönetmen: Ben Hicks): ABD, Tayvan ve Japonya ortak yapımı olan ve çekimleri 15 yıla yayılan film; seyahat tutkusunun getirdiği keşif hissini ekonomik belirsizlik kaygılarıyla birleştiriyor.
  • Portrait of a Young Criminal (Yönetmen: Parbat Chapagai): Dostoyevski’nin ölümsüz eseri Suç ve Cezayı Nepal’in küçük bir kasabasına uyarlayan ABD-Nepal ortak yapımı; yoksul bir öğretmenin ahlaki ve psikolojik buhranını anlatıyor.

Sürgündeki Filistinli aile ve savaş gölgesinde Tahran

“Harbour” seçkisinde yer alan Fransız yapımı “Waiting Room” (Bekleme Odası) belgeseli, Filistinli foto muhabiri Muhammed ez-Zaanoun ve ailesinin Gazze’nin Han Yunus kentinden Mısır’a kaçışının ardından geçen bir yılı kayıt altına alıyor. Yönetmen ve aktivist Omar Shamir’in imzasını taşıyan yapım, güvenli bir sığınak bulsalar da geleceğin belirsizliğiyle baş başa kalan bir ailenin günlük bekleyişini ve travmasını aktarıyor.

Bölümün diğer dikkat çeken belgeseli “Tehran the Obscure Atelier of Desire” ise İranlı yönetmen Ali Bakhtiari’nin ilk uzun metrajı. Film, Tahran sokaklarında savaş ve bombardıman tehdidi kol gezerken atölyelerine kapanıp heykel, resim ve müzikle direnen sanatçıların iç dünyasına ışık tutuyor.

Yamyamlık komedisi ve Marksist bilimkurgu

Malezyalı yönetmen kardeşler Faisal ve Iskander Azizuddin’in imzasını taşıyan “Ali and Ben’s Spicy Meats”, batmak üzere olan turşu dükkanlarını insan etinden yaptıkları gizli bir tarifle kurtaran iki kafadarın hikayesini korku-komedi türünde işliyor.

Angola-Portekiz ortak yapımı “Karl Marx, Luanda” filminde ise yönetmen Kiluanji Kia Henda, Angola’nın gelecekte yeniden Marksist bir devlet olarak kurulduğu distopik bir evreni; zamanda yolculuk, Afrika fütürizmi ve spagetti vestern ögeleriyle harmanlayarak siyasi dogmaları hicvediyor.

Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü ve Hong Kong’un yapay zeka hafızası

Yönetmen Rita Hui Nga-shu, Tayvan-İngiltere yapımı “The Lapse” belgeselinde, gizliliği kaldırılmış resmi arşiv belgeleri ile yapay zekayla klonlanan kendi sesini birleştirerek Hong Kong halkına verilen taahhütler ile yaşanan gerçeklik arasındaki uçurumu irdeliyor.

Kıbrıslı Rum yönetmen Kyros Papavassiliou’nun imzasını taşıyan “Yiannis” ise morgdan kaybolan bir baba cesedinin ardından oğul ve annenin adanın kuzeyine yaptığı gizemli yolculuk üzerinden Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü ve yas sürecini düşsel bir anlatıyla ele alıyor.

Rotterdam’da Gazze ve Hac hüznü: İlk 10 film açıklandı
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.