Suriye’de Baas rejiminin çöküşünün ardından iki komşu ülke arasında diplomatik ilişkiler yeni bir boyut kazandı. Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Şam’da Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şera tarafından Şam Uluslararası Havalimanı’nda devlet töreniyle karşılandı. Ziyaret, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Irak hükümet başkanlığı düzeyinde Şam’a gerçekleştirilen ilk üst düzey temas olma özelliğini taşıyor.
Halk Sarayı’nda bir araya gelen iki lider, bölgesel güvenlikten enerji işbirliğine kadar kritik başlıklarda masaya oturdu. Görüşmede; Hürmüz Boğazı’ndaki krizlere alternatif olarak Kerkük-Banyas boru hattı üzerinden günlük 2 milyon varil Irak petrolünün Akdeniz’e taşınması, ticaret hacminin artırılması ve sınır güvenliğinin ortak koordinasyonla sağlanması kararlaştırıldı.
Ortak coğrafya ve petrol koridoru stratejisi
Görüşmenin ana gündem maddelerinden birini enerji ve ticaret yolları oluşturdu. Petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiren Bağdat yönetimi, deniz yollarında tırmanan riskler karşısında Suriye’yi Akdeniz’e açılan stratejik bir çıkış kapısı olarak değerlendiriyor. Banyas Limanı hattının yeniden canlandırılması, hem Irak petrolünün dünya pazarlarına güvenle ulaşmasını hem de Suriye’nin transit geçiş ülkesi konumunu güçlendirmesini hedefliyor.
Suriye tarafı ise sınır hattındaki istikrarın tesis edilmesiyle birlikte tarım, ticaret ve sanayi alanlarında ikili entegrasyonu hızlandırmayı amaçlıyor. Masada, iki ülke arasındaki vize prosedürlerinin kolaylaştırılması ya da tamamen kaldırılması gibi somut adımların bulunduğu belirtiliyor.
Sınır güvenliği ve terörle mücadele önceliği
Ekonomik hedeflerin hayata geçirilmesinde en temel şartı ise uzun sınır hattının güvenliği oluşturuyor. Şam yönetimi, geniş çöl arazilerini kapsayan sınırın terör örgütleri, silah kaçakçılığı ve uyuşturucu rotası olarak kullanılmasını engellemeyi ulusal güvenlik önceliği sayıyor.
Bağdat yönetimi de batı sınırlarının istikrara kavuşması ve sınır ötesi milis hareketliliğinin tamamen sonlandırılması konusunda kararlı adımlar atılmasını istiyor. Irak’ta devlet dışı silahlı grupların tasfiyesi ve silahların merkezi orduya teslimi sürecinin hızlanması, Şam ile sınır kontrol mekanizmalarının doğrudan iki devlet kurumu arasında yürütülmesini mümkün kılıyor.
Geçmişin gölgesinden pragmatik işbirliğine
Siyasi analistler, geçmiş yıllarda iki ülke arasındaki ideolojik mesafelerin ve bölgesel kamplaşmaların yerini artık somut karşılıklı çıkarlara bıraktığı görüşünde birleşiyor. İç işlerine saygı prensibi üzerine inşa edilen bu yeni diplomasi mimarisinin, yalnızca Şam ve Bağdat’ı değil, Basra Körfezi’nden Akdeniz’e uzanan transit ticaret koridorlarının geleceğini de yeniden şekillendireceği değerlendiriliyor.

















