Toplantılara katılanlar, iç savaşın patlak vermesinden önceki siyasi sürece geri dönme gerekliliğinin yanı sıra çatışmaların derhal durdurulması gerekliliği konusunda geniş bir anlaşmaya ve insani durumun iyileştirilmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

ÖDBG Sözcüsü Cafer Hasan, Kahire’nin ev sahipliği yaptığı toplantıların Merkez Konseyi’n bütün güçleri için bir ilk olduğunu söyledi. Hasan’a göre savaşın neden olduğu acıları aşmak ve eski rejimin bazılarının alevlendirdiği savaşı durdurmak için siyasi çözümler arama çabaladıklarına dikkati çekti.

Hasan, ÖDBG’nin sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki hesabında yer alan bir kayıtta, toplantılarda, insani krizle ilgili bir makale de dahil olmak üzere bir dizi konunun ele alındığını söyledi. Sözcü, ‘tüm savaşan taraflar açısından oldukça büyük’ olarak tanımladığı ihlallerin ölçeği ve önerilen çözümler, sivil- demokratik süreci yeniden kurma ve savaşı durdurmak için en geniş sivil cepheyi inşa etme gerekliliği hususunda bir siyasi belgenin gözden geçirildiğini belirtti. Ayrıca toplantılarda savaş sonrası aşamada Sudan ekonomisini yeniden inşa etmenin yolları, yeniden imar ve devam eden askeri çatışmalardan etkilenen çok sayıda insanın nasıl tazmin edileceği ile ilgili bir ekonomi belgesinin de tartışıldığına dikkat çekti.

ÖDBG Merkez Konseyi, Nisan ortasında Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez Mısır’ın başkenti Kahire’de toplandı. Bu durum Sudan sahnesinde sivil güçlerin rolünü eski haline getirme yolunda ‘belirleyici bir adım’ olarak nitelendirildi.

Yeni adımlar

Öte yandan Sudan Tehaluf Partisi Başkanı ve ÖDBG Merkez Konseyi lideri Kemal İsmail, toplantıların bu zor zamanda Sudan halkının yanında yer almak üzere yeni adımlar atmak için bir fırsat olduğunu vurguladı. İsmail, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Sudan güçlerinin Kahire’deki toplantıları, savaşı durdurmak için ulusal bir ittifak oluşturmak amacıyla geniş bir fikir birliğine tanık oldu” ifadelerini kullandı. Askeri bileşene, yani Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ne atıfta bulunan İsmail, ÖDBG’nin savaşın patlak vermesinden önce bile her iki tarafa da aynı mesafede olduğunu söyledi.

Kemal İsmail, görüşmeler sırasında ÖDBG adına, Ulusal Kongre Partisi ve kolları hariç, tüm Sudanlı siyasi bileşenler ve güçlerle yoğun bir iletişim kampanyası başlatma konusunda anlaşmaya varıldığını dile getirdi.

İsmail, toplantıların ‘tamamen sivil bir geçiş aşaması başlatmak üzere bir anlaşmaya’ tanık olduğunu vurguladı ve Sudan altyapısını tahrip etmenin yanı sıra binlerce kişinin hayatına mal olan ve milyonları yerinden eden bu savaşın sorumlularının yargılanması çağrısı yaptı. Kemal İsmail ayrıca geçiş dönemi adaleti kurallarının uygulanması gerektiğini söyledi.

‘ACLED’ sivil toplum kuruluşuna göre 100 günlük savaşın ardından, mevcut çatışmalardan ölenlerin sayısı en az 3 bin 900’e yükseldi. Sudan’daki tıbbi tahminler, gerçek ölü sayısının çok daha yüksek olduğunu ve özellikle birçok sivil mahallede çatışmaların devam etmesi nedeniyle kayıpları doğru bir şekilde saymanın zor olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Göç Örgütü, bu ayın başlarında yayınladığı bir raporda, Sudan’daki çatışmanın yaklaşık 3 milyon insanı evlerini terk etmeye zorladığını dile getirdi.

Örgüt, yaptığı açıklamada Sudan’daki 2,2 milyon kişinin ülke içerisinde yerinden edilmiş olmasının yanı sıra yaklaşık 700 bin kişi komşu ülkelere kaçtı. Bu bağlamda yüzde 40’lık en büyük yüzdeyi Mısır üstlenirken, onu yüzde 28 ile Çad ve yüzde 21 ile Güney Sudan izledi. Aynı şekilde Etiyopya ve Orta Afrika Cumhuriyeti de mültecilerin bir kısmını aldı.

ÖDBG lideri, sivil güçlerin ’15 Nisan öncesinde var olan boşlukları aşan gerçek bir değişim’ yaratmak amacıyla birlik olma yeteneklerini yansıtan bir ittifak kurma ve sivil güçlerin 2018 devriminde veya Ekim önlemleriyle karşı karşıya geldiklerinde başardıklarına benzer şekilde, Sudan’ın ulusal çıkarlarını gerçekleştirme becerisine ilişkin iyimserliğini dile getirdi.

Sivil, siyasi ve profesyonel grupları bünyesinde barındıran ÖDBG, Sudan’da 2018’in sonunda patlak veren ve Beşir iktidarının devrilmesine kadar devam eden protestolarda önemli bir rol oynadı. Aynı şekilde ÖDBG, olağanüstü hâl ilan etmeyi, Abdullah Hamduk liderliğindeki hükümeti feshetmeyi ve Sudan Egemenlik Konseyi’ni feshetmeyi içeren Ekim 2021 önlemlerine de karşı çıktı.

Açık dönüm noktası

Öte yandan Sudanlı yazar ve siyaset araştırmacısı Mecdi Abdulaziz, ÖDBG Merkez Konsey toplantılarını ‘bu güçlerin pozisyonunda açık bir dönüm noktası’ olarak nitelendirdi. Mısır’ın geçen Şubat ayında ev sahipliği yaptığı ve o dönemde ‘Kahire Diyalog Çalıştayı’ olarak bilinen toplantıya göre Merkez Konseyi güçlerinin daha önce Mısır’ın kapsamlı Sudan diyaloğu çağrısına ‘olağanüstü bir tavırla’ yanıt verdiğini dile getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Abdulaziz, Kahire’deki ÖDBG Merkez Konseyi toplantılarının çok önemli bir zamana denk geldiğini söyledi. Abdulaziz’e göre bu güçlerden bazıları, bu hareket içerisindeki bazı güçlerin sürgünde bir hükümet kurma çabalarına ve hatta savaşı durdurmak için Doğu Afrika güçlerinin Sudan’a müdahalesini talep etme çabalarına ek olarak, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin siyasi destekçisi oldukları suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu çabalar, Kenya ve Etiyopya gibi ülkeler tarafından benimsendi. Ancak Sudanlılar, bu müdahaleleri ‘devlet egemenliğinin ciddi bir ihlali’ olarak nitelendirdi.

Kahire’de yaşayan Sudanlı araştırmacı, toplantılar hakkında sunulanların ‘15 Nisan’dan önce önerilenden farklı yeni bir vizyon’ inşa etmeye yönelik gerçek bir arzuyu yansıttığını belirtti. Ayrıca Kahire’deki toplantının Mısır’ın oynayabileceği rollerle ilgili olarak bu güçlerin vizyonundaki bir değişikliği yansıtabileceğini söyledi.

Abdulaziz, ÖDBG Merkez Konsey güçlerinin vizyonundaki değişimleri, aynı şekilde diyalog ve mutabakat zemininin genişletilmesini, ‘Sudan güçleri arasında dışlama olmaksızın ciddi bir siyasi diyalog kurma çabalarına hizmet eden olumlu gelişmeler’ olarak nitelendirdi. Ayrıca bu gelişmelerin, amacı savaşın etkilerini ortadan kaldırmak ve kamusal alanı tüm Sudanlı güçlerin katılımıyla en azından orta vadeli bir perspektifte kapsamlı seçimlere hazırlamak olan ‘acil durum hükümeti’ aracılığıyla, savaşın sona ermesinden sonra güvenli bir geçiş döneminden geçmeye olanak sağlayacağını vurguladı.

Kaynak: Şarku’l Avsat