İran’da ulusal para birimi riyalin serbest piyasada hızla erimesi ve resmi maaş zamlarının hiperenflasyonun fersah fersah gerisinde kalması, milyonlarca vatandaşı günlük bir hayatta kalma mücadelesine itti. Gelirin riyal üzerinden kazanıldığı ancak iğneden ipliğe tüm harcamaların ABD doları kuruna endekslendiği ülkede, gelir ile gider arasındaki makas orta sınıfı tamamen eriterek yoksulluk sınırının altına itti.
Tahran sokaklarında çarşı pazar gezen vatandaşlar, yerli üretim dayanıklı tüketim mallarının dahi serbest piyasa döviz kuruna göre fiyatlandırılmasından şikayet ediyor. Serbest piyasada 1 doların 2 milyon 100 bin riyal sınırını aşması karşısında, nevruz başında (21 Mart) yapılan yüzde 20’lik maaş artışlarının yüzde 100’ü aşan fiili enflasyon karşısında hiçbir hükmü kalmadı.
“Can çekişen parayla kazanıp acımasız parayla harcıyoruz”
Başkent Tahran sokaklarında mikrofon uzatılan farklı kesimlerden vatandaşlar, günlük hayatın bir kur kovalamacasına dönüştüğünü vurguluyor:
- Çifte standart tepkisi: 48 yaşındaki kamu çalışanı Şayan, şirketlerin yerel hammaddeleri riyalle alıp satış fiyatlarını dövize endekslemesine tepki göstererek, “Maaşlarımız yılda bir kez riyalle artıyor ama çarşıda fiyatlar her gün dolara göre güncelleniyor. Fiilen fakirleştik” dedi.
- Maaşı anında dövize çevirme refleksi: Azad İslam Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Samyar, ailesinin maaş gününü anlatırken, “Maaş yatar yatmaz zorunlu giderleri ayırıp kalanıyla hemen dolar alıyoruz. Başka türlü elimizdeki paranın değerini korumamız imkânsız” ifadelerini kullandı.
- Günde iki kez değişen etiketler: Üniversite öğrencisi Pedram ise pazarda fiyatların sabahtan akşama değiştiğini, Tahran ve Washington hattındaki olası diplomasi haberleriyle kurun anlık dalgalanmasının halkta kronik bir anksiyete yarattığını belirtti.
Fiyatlar dolarize, maaşlar riyalde tutsak
50 yaşındaki devlet memuru Mehtab, piyasadaki “fiyat dolarizasyonu”nun dar gelirliyi ezdiğini söyledi. Ekonomi çevrelerinin sürekli devlet sübvansiyonlarının kaldırılmasını ve serbest piyasa fiyatlamasını savunduğunu hatırlatan Mehtab, “Fiyatlar dünya piyasasına ve dolara uyarlanıyorsa, neden halkın maaşları da dolara endekslenmiyor? Zam yapılacağı zaman hesap dolarla, maaş verileceği zaman riyalle yapılıyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Tahran’ın zengin kuzey bölgelerinde ev kiralama, gayrimenkul satışı ve büyük ticaret sözleşmelerinin el altından dolar veya Bitcoin gibi kripto varlıklarla yapıldığı belirtiliyor.
“Yastık altı dolarlar ekonomiyi sessizce tüketiyor”
İranlı ekonomist Muin Sadıkiyan, krizin temel nedeninin kronik enflasyon ve toplumsal güven çöküşü olduğunu belirtti. Sadıkiyan’ın değerlendirmeleri sahadaki yapısal çıkmazı özetliyor:
- Riyal para olma vasfını yitirdi: Ulusal paranın artık değer saklama aracı, hesap birimi ve güvenilir değişim aracı olma özelliklerini kaybettiğini kaydeden Sadıkiyan, bunun bir gelişme değil, devlete ve kurumlara duyulan güvenin çöküşü olduğunu söyledi.
- Yastık altı dolar tuzağı: Bankalara güvenmeyen halkın birikimlerini evde nakit döviz olarak saklamasının “ev dolarları” (yastık altı) olgusunu yarattığını belirten Sadıkiyan, resmi üretim ve yatırım havuzundan çıkan bu paraların ekonomiyi içeriden sessizce tükettiğini ifade etti.
Orta sınıfın çöküşüyle birlikte tasarrufların sıfırlandığına, tasarruf olmayınca yatırım ve yeni istihdam alanlarının yaratılamadığına dikkat çeken uzmanlar, İran’ın kırılamaz bir yoksulluk sarmalına sürüklendiği uyarısında bulunuyor.






















