Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki ihlallerini belgelemek ve uluslararası kamuoyuna duyurmak amacıyla özel bir gözlemevi ve fon kurulacağını açıkladı. Bölgenin yasa dışı müdahalelerle yeniden şekillendirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Fehmi, toplantının “sözden eyleme geçme” kararlılığıyla tamamlandığını belirtti.
İşgal suçlarını belgeleyecek özel fon ve gözlemevi
Toplantıda kabul edilen en somut adımlardan biri, İsrail ihlallerini düzenli olarak kayıt altına alacak bir gözlemevinin faaliyete geçirilmesi oldu. Genel Sekreter Fehmi, kurulacak özel bir fon tarafından finanse edilecek bu yapının; toplanan delilleri, saha raporlarını ve hak ihlallerini küresel kamuoyunun ve uluslararası yargı organlarının dikkatine sunacağını ifade etti.
Dönem Başkanı Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed Ali en-Nafti ise toplantıda yaptığı konuşmada, Filistin davasının Arap ortak eyleminin merkezinde kalmaya devam ettiğini vurguladı. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti kurulmadan ve işgal sona ermeden bölgesel istikrarın sağlanamayacağını belirten Nafti, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) yönelik mali ve siyasi desteğin kesintisiz sürmesi gerektiğini kaydetti.
“Yenilenen Arap gündemi” üç temel sütuna dayanıyor
Genel Sekreter Nebil Fehmi, üye ülkeler arasındaki taktiksel farklılıkları aşarak ortak stratejik hedeflere odaklanmayı amaçlayan “Yenilenen Arap Gündemi” inisiyatifini duyurdu. Girişimin üç ana sacayağı bulunuyor:
- Müdahale: Çatışma aramak yerine krizlere ve bölgesel gelişmelere proaktif ve diplomatik refleks göstermek,
- Gelişim: Arap Birliği kurumlarını ve üye devletlerin kapasitelerini hızla değişen küresel dinamiklere uyarlamak,
- Kalkınma: Dışa bağımlılığı azaltarak ekonomik entegrasyonu ve ortak refah projelerini güçlendirmek.
Fehmi, Arap ulusal güvenliğinin artık sadece askeri savunmayla sınırlı olmadığını; siyasi, kurumsal ve ekonomik boyutları da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti.
Egemenlik vurgusu ve teknolojik iş birliği
Toplantıda Körfez ülkeleri, Ürdün ve Irak’ın toprak bütünlüğüne yönelik tehditler kınanırken; Libya, Suriye, Sudan, Yemen ve Somali krizlerinin barışçıl diyalog yoluyla çözülmesinin altı çizildi.
Dönem Başkanı Tunus’un öncülüğünde Birleşmiş Milletler, Asya ve Afrika ülkeleriyle ortaklıkların derinleştirileceğini belirten Nafti, ekonomik kalkınmanın teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Tunus’un Hammamet kentinde 7-10 Eylül tarihleri arasında düzenlenen “Geleceğe Doğru Yapay Zekâ 2026 Zirvesi”nin, Arap dünyasının ortak dijital vizyonuna ve insan odaklı teknolojik dönüşümüne zemin hazırlayacağı ifade edildi.






















