İsrail’deki Arap Azınlığı Hakları Koruma Hukuk Merkezi (Adalah), İsrail üniversiteleri ve yüksekokullarında Filistinli öğrencilere yönelik uygulanan sistematik ayrımcılığı gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayımladı. “İsrail Üniversitelerinde Apartheid: 7 Ekim Sonrası Filistinli Öğrenciler” başlıklı çalışma, akademik kurumların ifade özgürlüğü ve disiplin süreçlerinde öğrencilerin milli kimliğine göre çalışan “iki ayrı yargı mekanizması” kurduğunu belgeledi.
Filistinliye idari ceza, Yahudi öğrenciye anayasal koruma
Rapora göre İsrail akademik kurumları, Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı dönemden itibaren öğrencilere yönelik disiplin uygulamalarında çifte standartlı bir sistem işletti. Filistinli öğrencilerin savaş suçlarını eleştiren paylaşımları, Gazze ile dayanışma mesajları, paylaştıkları Kuran ayetleri ve dualar okuldan uzaklaştırma ve ihraç gerekçesi sayıldı.
Buna karşılık, Gazze’nin haritadan silinmesini savunan, soykırım çağrısı yapan veya Arap vatandaşlara yönelik açıkça ırkçı söylemlerde bulunan Yahudi öğrencilere karşı hiçbir disiplin işlemi başlatılmadı. Üniversite yönetimleri, Yahudi öğrencilerin şiddet çağrılarını “anayasal ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirerek bu paylaşımlara müdahale yetkilerinin bulunmadığını öne sürdü.
Beğeni ve bayrak emojisine dahi soruşturma
Yaklaşık 40 akademik kurumda yaşanan ihlalleri mercek altına alan Adalah, disiplin soruşturması ve cezalarla karşılaşan öğrencilerden 132 başvuru aldı. Başvuranların yüzde 76,5’ini kadın öğrenciler oluşturdu.
İncelenen vakalarda öne çıkan çarpıcı detaylar şunlar oldu:
- Başvuruların yüzde 61,3’ünde öğrenciler hakkında hiçbir savunma alınmadan veya nihai karar verilmeden önleyici uzaklaştırma kararı uygulandı.
- Sosyal medyada bir haberi beğenmek, Filistin bayrağı emojisi kullanmak veya bir paylaşımı iletmek dahi doğrudan disiplin soruşturması açılması için yeterli görüldü.
- Masumiyet karinesi tersine işletilerek öğrencilerden suçsuz olduklarını kanıtlamaları istendi; hesapların gerçekten kendilerine ait olup olmadığı bile denetlenmedi.
- En az 20 vakada üniversite yönetimleri öğrencilerini doğrudan polise ihbar etti ve bazı öğrenciler terörle bağlantılı suçlamalar iddiasıyla gözaltına alındı.
5 yıla varan uzaklaştırma ve kalıcı ihraç cezaları
Akademik kurumların yetki alanlarını aşarak öğrencilerin kişisel sosyal medya hesaplarını denetleyen birer gözetim mekanizmasına dönüştüğünü belirten Adalah, 20 öğrenciye nihai ihraç veya bir dönemden 5 yıla kadar değişen sürelerle uzaklaştırma cezaları verildiğini açıkladı.
Merkezin hukuk ekibi tarafından yapılan itirazlar sonucunda birçok haksız ceza iptal edilirken ya da hafifletilirken; rapor, İsrail yükseköğretim sisteminin görünürde eşitlikçi ancak uygulamada ulusal kökene dayalı bir “akademik apartheid” düzeni kurduğu sonucuna vardı.






















