Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Amerikan Newsweek dergisine mülakat veren Erdoğan, söz konusu mutabakatın İran, İsrail ya da başka bir üçüncü ülkeye karşı oluşturulmuş bir cephe olmadığını belirterek, temel amacın bölge güvenliğini, caydırıcılığı ve kalıcı barışı pekiştirmek olduğunu vurguladı.
“Saldırıya uğrayanın ihtiyacına göre destek verilecek”
7 Ağustos’ta imzalanan anlaşmanın Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51. maddesine dayandığını hatırlatan Erdoğan, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm ortaklara yapılmış sayılacağını belirtti. Verilecek karşılığın kapsamının sahadaki ihtiyaca göre şekilleneceğini aktaran Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı:
“Bu ihtiyaç istihbarat, lojistik ya da mühimmat desteği olabileceği gibi tehdidin boyutuna göre daha geniş kapsamlı bir askeri desteği de içerebilir. İlgili siyasi ve askeri mekanizmalar uygulama biçimini belirler. Irak’ta, Yemen’de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her olay için şimdiden otomatik askeri senaryolar üretmek doğru değildir.”
Erdoğan’ın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun Suudi Arabistan ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla Mekke Anlaşması kapsamında acil destek mekanizmalarını görüşmek üzere Suudi Arabistan’a gideceğini bildirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da anlaşmanın Meclis açılışının ardından gündeme geleceğini ve ilerleyen süreçte İran da dahil olmak üzere genişleyebileceğini dile getirdi.
Washington-Tahran gerilimi ve diplomasi trafiği
ABD-İsrail ekseni ile İran arasındaki çatışma riskine değinen Erdoğan, tarafların mutlaka müzakere masasında buluşması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile doğrudan temas kurabilen ender ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin küresel ticaret ve enerji arzına doğrudan darbe vuracağını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmelerinde açık iletişimin avantaj sağladığını belirten Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin üçüncü aktörler üzerinden tanımlanamayacağını söyledi.
İsrail iddialarına yanıt ve Suriye’nin toprak bütünlüğü
İsrail iç siyasetinde Türkiye’nin bir “tehdit” olarak gösterilmeye çalışılmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu söylemlerin bölge barışına hizmet etmeyen sorumsuz adımlar olduğunu kaydetti.
İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarına da değinen Erdoğan, Şam’ın egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek, “İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırıları Suriye’nin egemenliğine açıkça zarar veriyor ve bölgede istikrarın tesis edilmesini zorlaştırıyor. Oysa Suriye’nin huzura kavuşması, İsrail de dahil olmak üzere tüm bölgenin barışına katkı sunacaktır” mesajını verdi. Erdoğan, Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma işbirliklerinin ise Türkiye tarafından yakından ancak soğukkanlılıkla takip edildiğini sözlerine ekledi.

















