Ezher Radikalizm İle Mücadele Merkezi’nin yayınlanan raporunda, “İsrail’in planları neticesinde Haziran ayı Mescid-i Aksa için yılın en tehlikeli aylarından biriydi. En tehlikeli gelişme de Knesset Milletvekili Amit Halevi, sadece Mescid-i Aksa Külliyesi’nin güneyinde yer alan Kıble Mescidi ve çevresinin Müslümanlara tahsis edilmesini şart koştu. Bu plan, Mescid-i Aksa’nın 1967’den beri maruz kaldığı bölme planlarının en tehlikelisi. Zirâ plana mevcut İsrail hükümeti döneminde değinildi. Planın ayrıntılı taslağı, Mescid-i Aksa’nın yalnızca Kıble Mescidi olarak yeniden tanımlanmasını öngörüyor. İsrail ve Siyonist örgütler yalnızca kağıt üzerindeki planlarla yetinmiyor. Aksa’yı tamamen kontrol etme planının bir başlangıcı olarak, Rahmet Kapısı’nın kontrolünü ele geçirmek için hareketlilik mevcut” ifadeleri yer aldı.

Ezher Radikalizm İle Mücadele Merkezi’nin raporu, İsrail örgütlerinin ve bağlı kuruluşlarının Mescid-i Aksa’nın kutsallığına zarar verme girişimlerine de değiniyor. Bunların en göze çarpanı, 19 Haziran’da yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya adak getirip onları camide katletmeye yönelik başarısız girişimiydi.

Aksa’nın savunulmasında Filistinlilerin kararlılığının önemine dikkat çeken Ezher Radikalizm İle Mücadele Merkezi, bu yöndeki adımlardan en öne çıkanın Haziran ayında Mescid-i Aksa “#bölünmeyecek” sloganının kullanılması olduğuna değindi. Ayrıca “Rahmet Kandilleri” adı altında Rahmet Kapısı’nda Kur’an-ı Kerim’in okunduğu, namaz kılma yerinin yeniden inşasını ve buranın kapatılma tehlikesi ile İsrail kontrolünden korunmasının amaçlandığı kampanyaya da atıfta bulundu.

Mescid-i Aksa’nın tümüyle sadece Müslümanlara münhasır bir hak olduğunu vurgulayan Ezher Radikalizm İle Mücadele Merkezi, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı bölmeyi amaçlayan herhangi bir planını kesin bir dille reddettiğini teyit etti. Mescid-i Aksa’yı savunmak için ortak bir İslami tutum takınılması gerektiğini de ekledi.

Çarşamba günü, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Cenin’ yönelik tekrarlayan saldırılarını kınayan Ezher, “Bu, İsrail’in masum ve savunmasız Filistin halkına yönelik saldırıları ve baskınları sürdürme, terör ile katliamlar gerçekleştirme konusundaki ısrarını, tüm insani ve ahlaki yasa ve normları açıkça ihlal ettiğini yansıtıyor” açıklamalarında bulundu.

Aynı zamanda uluslararası toplumu işgal altındaki Filistin topraklarında olup bitenlere karşı sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail’in masum Filistinlilerin haklarını kötüye kullanmasını durdurmak için sağlam kararlar almaya çağırdı.

Ezher Şeyhi Ahmed Tayyib liderliğindeki Müslüman Yaşlılar Konseyi’ni Filistin halkına karşı işlenen suçları durdurmak, başkenti Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma yönündeki meşru haklarını desteklemek için acil eyleme çağırdı.

Kaynak: Şarku’l Avsat