İngiltere’de doğrudan eylem yöntemiyle tanınan Palestine Action hareketinin kurucularından Huda Ammori, hükümetin grubu terör örgütü ilan ederek yasaklama kararına karşı Yüksek Mahkeme’de hukuki süreç başlattı. Ammori, savunmasında kararın orantısız olduğunu ve ülkedeki terörle mücadele mevzuatının amacını zedelediğini öne sürdü.
Hükümet, grubun savunma sanayii tesislerini hedef alan eylemlerinin ardından ve özellikle Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait Brize Norton üssüne girilerek iki uçağa zarar verilmesi gerekçesiyle yasaklama kararı almıştı. İçişleri Bakanlığı, İsrail merkezli savunma şirketi Elbit Systems tesislerine düzenlenen saldırılar da dahil olmak üzere meydana gelen maddi zararların terör tanımı kapsamına girdiğini savunuyor.
Alınan yasak kararı sivil toplum kuruluşlarının ve tanınmış isimlerin tepkisini çekmeye devam ediyor. İrlandalı yazar Sally Rooney’nin kitap gelirlerini harekete bağışlayacağını açıklamasının ardından eserlerinin İngiltere’deki satışı durdurulmuştu.
Gözaltı sayısı 4 bini aştı
Duruşmada söz alan savunma avukatı Raza Husain, grubun son beş yılda gerçekleştirdiği 385 eylemden yalnızca üçünün terör eşiğini zorlayacak nitelikte olduğunu belirtti. Husain, hareketin vicdani saiklerle hareket eden doğrudan eylem grubu vasfı taşıdığını ve şahıslara yönelik şiddeti hiçbir zaman teşvik etmediğini dile getirdi.
İçişleri Bakanlığı verileri, yasağın yürürlüğe girdiği Temmuz 2025 ile geçtiğimiz haziran ayı arasında Palestine Action ile bağlantılı 3 bin 600’den fazla kişinin gözaltına alındığını gösteriyor. Bu veri, 11 Eylül saldırılarından bu yana ülkede gerçekleşen terör bağlantılı gözaltıların üçte birinden fazlasını oluşturuyor.
Hafta sonu ABD’nin Londra Büyükelçiliği önünde 300’ü aşkın, Yüksek Mahkeme önünde ise yaklaşık 24 kişinin gözaltına alınmasıyla toplam sayı 4 bini geçti. Gözaltına alınanlar arasında emekliler, eski bir ordu mensubu, eski bir finans danışmanı, bir din görevlisi ve İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg de yer alıyor. Mahkemenin yasağı iptal etmesi halinde suçlamaların düşebileceği belirtiliyor.
İfade özgürlüğü ve yargı süreci
Yasak, Birleşik Krallık Terör Yasası kapsamında yürürlüğe girdi. Bu durum, gruba üye olmayı veya destek vermeyi 14 yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suça dönüştürürken, grubu yasal statüde El-Kaide ve Lübnan Hizbullahı ile aynı kategoriye yerleştiriyor.
Londra’daki Yüksek Mahkeme geçtiğimiz şubat ayında yasağın orantısız olduğuna ve ifade ile toplanma özgürlüğü hakkını ihlal ettiğine hükmetmişti. Ancak İstinaf Mahkemesi haziran ayında bu kararı bozarak, hareketin gizli hücreler üzerinden faaliyet yürüttüğünü ve yasağın hukuka aykırı sayılamayacağını kaydetti.
AİHM gündemde
2020 yılında kurulan Palestine Action, İsrail’e silah tedarik ettiğini belirttiği şirketlerin binalarını işgal etme, faaliyetlerini durdurma, camlarını kırma ve duvarlarına slogan yazma gibi eylemler gerçekleştiriyor. Grup, İsrail’in 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’ye yönelik saldırılarıyla birlikte uluslararası alanda daha geniş bir tabana ulaştı.
Huda Ammori, İçişleri Bakanlığı’nın karar sürecinde kendi standartlarına uymadığını ileri sürerek usul yönünden Yüksek Mahkeme’ye başvuru hakkı elde etti. Ammori, itirazın reddedilmesi durumunda davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacağını ifade etti. ABD yönetimi de ağustos ayında grubu terör örgütü ilan etmiş, İskoçya’daki Turnberry golf tesisinde eylem yapılan Donald Trump ise eylemcileri terörist olarak nitelendirmişti.


















