Mahsa Amini isimli genç kızın, ülkedeki katı kıyafet kurallarına uymadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından alındığı gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından Eylül ayından patlak veren protestolar haftalarca İran’ı sarstı.
Yetkililer, protestoyla ilgili davalarda dört kişinin asıldığı ve uluslararası bir protestoya yol açan infazların görüldüğü bir baskıyla buna karşılık verdi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, söz konusu raporda, 2022’de en az 582 kişinin infaz edildiğine vurgu yapılarak, bunun 2015’ten bu yana en yüksek sayı olduğuna ve 2021’de kaydedilen 333 idamın çok üzerinde olduğuna dikkat çekildi.
İki örgüt tarafından dün yayınlanan ortak raporda, İran rejiminin, idamı gücünün istikrarını sürdürmek için bir kez daha ‘korkutma ve baskı aracı’ olarak kullanıldığı ifade edildi.
IHR Direktörü Mahmud Emiri Moghaddam konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi;
“Yetkililer, halk ve gösteri yapan gençler arasında korku yaymak için siyasi olmayan nedenlerle hüküm giyenlerin idamlarını hızlandırdı. Bunlar, İran’ın ‘infaz makinesinin’ düşük maliyetli kurbanları. İran rejiminin kullandığı bu ‘infaz makinesini’ durdurmak için, uluslararası toplum ve sivil toplum, ülkede biri idam edildiğinde aktif olarak buna karşı çıktığını göstermelidir.”
Söz konusu raporda, yüz protestocunun daha idam cezasına çarptırılma veya idam cezası gerektiren suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtildi.
















