İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Gilad Erdan, Tel Aviv’de İsrail politikasını eleştiren ve aleyhinde konuşan BM çalışanlarına karşı bir yaptırım sisteminin varlığını kabul etti.

Erdan, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın ‘İsrail’e karşı yalan politikası yürüten ve gerçekleri çarpıtan’ çalışanlara giriş izni ve vize vermeyi reddettiğini söyledi. Ayrıca “Suç bizde değil. BM’nin alnında bir leke olarak görülen eylemlerindedir” diyen Gilad Erdan, bu çalışanlar konusunu daha önce BM Genel Sekreteri Antonio Guterres nezdinde gündeme getirdiğini ancak durumun değişmediğini söyledi.

Yaptırım, Filistin topraklarında insan haklarının takibinde faaliyet gösteren BM İnsan Hakları Ofisi nezdindeki yaklaşık 20 uluslararası çalışanı kapsıyor.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, İsrail’in BM insan hakları personeline işgal altındaki Filistin topraklarına girmesi için vize vermediğini söylerken, iki yıldır üst üste yapılan vize ve yenileme taleplerine cevap verilmediğini belirtti. Bachelet, “Bu süre zarfında bu duruma bir çözüm bulmaya çalıştım ama İsrail reddetmeye devam ediyor. 2020’de Filistin’deki ofisimdeki, 26 yıldır ülkede faaliyet gösteren, 26 uluslararası personelin ayrılmaktan başka çaresi yoktu” dedi.

Yetkili, “Bir üye devlet olarak İsrail, Birleşmiş Milletler ile iyi niyetle işbirliği yapacak ve personeline görevlerini bağımsız olarak yerine getirmeleri için gerekli ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları tanıyacaktır. Bu duruma, BM yetkililerini göçmenlik kısıtlamalarından muaf tutma ve BM personeli için vize başvurularını mümkün olan en kısa sürede işleme koyma taahhüdü de dahildir. İsrail’in çalışanlarım için gerekli vize başvurularını işleme koymaması bu standartlara uymamaktadır.

Hükümeti bu konuda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı. Michelle Bachelet, “İsrail’in personelimize yönelik muamelesi, işgal altındaki Filistin topraklarında insan haklarına erişimi engelleme yönündeki daha geniş ve endişe verici eğilimin bir parçasıdır. Bu durum, İsrail makamlarının tam olarak neyi saklamaya çalıştığı sorusunu gündeme getiriyor” dedi.

İsrail, BM’nin Batı Şeria’daki uygulamalarına ilişkin raporlarını, özellikle de İsrail güçlerinin geçen yıl 320 Filistinliyi öldürdüğünü ve 17 bin 42 kişiyi de yaraladığını belirten son BM raporunu protesto etmişti. Söz konusu son rapora göre ve ölü sayısı 2020’ye kıyasla on kat ve yaralı sayısı da altı kat arttı. BM, 2017’den bu yana en fazla sayıda Yahudi yerleşimci şiddeti olayını belgelerken, tutuklu Filistinlilerin sayısının da iki katına çıktığını ortaya koydu. Ayrıca 2022 yılında bugüne kadar İsrail güçleri, en az 111 Filistinliyi daha öldürdü.

Netanyahu hükümetinde Dışişleri Bakanı olmak isteyen, ancak şansı zayıf olan Erdan’a göre BM personeli, gerçekleri çarpıtıyor ve öldürülenlerin büyük kısmının İsrailli sivilleri öldürmeye çalışan teröristler olduğu gerçeğini görmezden geliyor. Bachelet bu suçlamayı yalanlarken, Filistin’deki BM İnsan Hakları Ofisi’nin, devletin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyumunu izleme ve insan haklarıyla ilgili teknik yardım sağlama konusunda kendisine emanet edilen çalışmaları yürüttüğünü söyledi. Michelle Bachelet, “İsrail tarafından işlenen ihlalleri kamuoyuna duyuruyoruz.

Ama aynı zamanda Filistin Devleti ve Hamas tarafından Gazze’de ve Filistinli silahlı gruplar tarafından işlenen ihlalleri de duyuruyoruz. Ayrıca uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyumunu iyileştirmesine yardımcı olmak için Filistin hükümetine temel desteği sağlıyoruz” dedi. Görevin uygulanmasının devam ettiğini vurgulayan Bachelet, “İsrail’in BM üye devleti olarak yükümlülüklerine uygun şekilde, personelimizin işgal altındaki Filistin topraklarına erişimini talep etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

İsrail’in işgal altındaki Filistin bölgesinde BM insan hakları personeline vize vermeyi veya vizeyi yenilemeyi reddetmesinin, komisyonun sahadaki insan hakları durumunu izlemeye ve raporlamaya devam etmesini engellemeyeceğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın İsrail merkezli Yediot Aharonot gazetesinin internet sitesinden aktardığı habere göre, 1967’de işgal edilen toprakların sınırlarındaki yerleşim yerlerinde faaliyet gösteren şirketleri ‘kara listeye’ koydukları için BM çalışanlarına yaptırım uygulandığı belirtildi. Gazeteye göre Yüksek Komiserlik ve Kudüs Ofisi Direktörü de dahil olmak üzere BM İnsan Hakları Komisyonu’nun pek çok personeli, oturma vizelerinin yenilenmemesi nedeniyle Kudüs’ü terk etmek zorunda kaldı.

12 uluslararası personel komisyon için çalışırken, bunların 9’u daha sonra vizelerinin süresinin dolması nedeniyle Kudüs’ü terk etti. Vizelerinin yenilenmesi de reddedildi. Diğer 3 personel ise ilerleyen aylarda vizelerinin sona ermesiyle birlikte ülkeden ayrılacak. Gazeteye göre geçen Haziran ayından bu yana, bu çalışanların pasaportları vizesiz olarak iade edildi. Ayrıca eski İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, Şubat 2020’de İnsan Hakları Komisyonu ofisleriyle temasların kesilmesi talimatı verdi. Söz konusu karar, hala geçerli.

Kaynak: Şarku’l Avsat