İsrail’de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen 26. dönem parlamento seçimleri, kamuoyu araştırma şirketlerinin seçmen eğilimlerini okuma kapasitesindeki derin yapısal krizi gözler önüne serdi. Sandıkların açılmasıyla birlikte ortaya çıkan kesin tablo; muhalefet lideri Gadi Eisenkot’un açık ara önde olduğunu öne süren ana akım televizyon kanallarını da, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun tek başına iktidar çoğunluğuna ulaşacağını iddia eden sağ eğilimli yayın organlarını da boşa çıkardı.
Merkez Seçim Komisyonu’nun sayım sonuçlarına göre yüzde 77,9 ile 1999’dan bu yana en yüksek katılıma sahne olan seçimde; Netanyahu bloku 53, Siyonist muhalefet cephesi 48 ve Arap partileri 19 sandalye kazandı. 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için zorunlu olan 61 eşiğine iki tarafın da ulaşamaması, haftalarca ekranlarda sunulan anket modellerinin sahadan ne denli koptuğunu kanıtladı.
Likud ve Arap seçmenden çifte sürpriz
Seçim akşamı sandık çıkış anketleri ile gerçek sonuçlar arasındaki en büyük uçurum, Likud Partisi ve Arap listelerinin sandalye sayısında yaşandı. Kanal 11, 12 ve 13’ün seçim yasakları öncesindeki son araştırmalarında 19 ila 21 sandalye bandında gösterilen Likud, oylarını konsolide ederek 27 sandalyeye ulaştı.
Kanal 13’ün anket uzmanı Shmuel Rosner, oylama öncesindeki iki günde yaptıkları gizli ölçümlerde dahi bu yükselişi yakalayamadıklarını itiraf etti. Direct Polls kurucusu Tzuriel Sharon ise Likud tabanındaki hoşnutsuzluğun muhalefete oy geçişi şeklinde yanlış yorumlandığını, seçmenin son anda yine kendi siyasi kimliğine geri döndüğünü vurguladı.
Benzer bir yanılgı Arap toplumunda da yaşandı. Ortak Liste ve Birleşik Arap Listesi’nin (Ra’am) en fazla 14-16 sandalye çıkaracağı öngörülürken, sandıktan 19 sandalyelik rekor bir temsil çıktı. Katılım oranının yüzde 70 seviyesine yaklaşması, hükümet politikalarına ve artan suç oranlarına tepki gösteren kitlelerin sandığa gitmesini tetikledi.
Örneklem hatası ve dijital anketlerin sınırları
Akademik çevreler, anket şirketlerinin kullandığı yöntemlerin güvenilirliğini sert sözlerle eleştirdi:
- Ödüllü İnternet Panelleri: Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Michael Gilead, katılımcıların küçük maddi ödüller karşılığında gönüllü kaydolduğu internet panellerinin bilimsel rastgele örneklem kuralını çiğnediğini belirtti.
- Kararsız Seçmen Algoritması: Globes gazetesine göre yüzde 10-15 civarında seyreden kararsız sağ seçmenin, anket modellerinde diğer partilere eşit oranlarda paylaştırılması sağ blokun gücünü kağıt üzerinde eritti.
- Sandık Çıkış Zaafı: Binlerce oy merkezine karşılık yalnızca 70 noktada simülasyon sandığı kurulması ve çok sayıda seçmenin oyunu gizlemesi ya da yanlış beyanda bulunması televizyon tahminlerini ilk dakikalardan itibaren sakatladı.
Uzmanlar, televizyon kanallarının istatistiki hata paylarını göz ardı ederek projeksiyonları “kesin zafer” gibi sunmasının yanılgıyı büyüttüğünü, kutuplaşmış toplumlarda geleneksel anket modellerinin yetersiz kaldığını vurguluyor.


















