Katar, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu Genel Görüşmeleri kapsamında uluslararası hukukun tutarlı ve çifte standarttan uzak biçimde uygulanması çağrısında bulundu. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, uluslararası yasal sistemin inandırıcılığının ve kurumlara duyulan güvenin, özellikle işgal altındaki Filistin topraklarında işlenen suçların durdurulması ve hesap verilebilirliğin sağlanmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
“Hukuk sadece zayıflara uygulanırsa anlamını yitirir”
Ensari konuşmasında, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletini kurma hakkının tartışmasız olduğunu hatırlattı. Filistinlilerin insani yardımların engellenmesi, suikastlar, yardım çalışanlarının, sağlık görevlilerinin ve gazetecilerin hedef alınması gibi ağır ihlallerle yüz yüze kaldığını belirten Ensari, cezasızlık kültürüne son verilmesi gerektiğini ifade etti.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin BM Genel Kurulu’ndaki hitabına da atıfta bulunan Ensari, “Hukuk herkes için eşit olmalıdır. Yalnızca zayıflara işletilip güç sahiplerini muaf tuttuğunda hukuk tüm anlamını yitirir” uyarısında bulundu.
Arabuluculuk ve insani diplomasi Katar anayasasının temeli
Katar dış politikasının uluslararası meşruiyet ve barışçıl çözüm ilkeleri üzerine kurulu olduğunu belirten Sözcü Ensari, Katar Anayasası’nın 7. maddesinin uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözümü ve arabuluculuğu temel bir dış politika aracı olarak tanımladığını kaydetti.
Doha’nın yalnızca çatışan taraflar arasında diyaloğu kolaylaştırmakla kalmadığını dile getiren Ensari; insani krizler, savaşlar ve doğal afetler karşısında yürütülen yardım operasyonları ile bölgesel kalkınma projelerinin bu politikanın ayrılmaz parçaları olduğunu aktardı.
Küresel barış için çok taraflı ortaklık çağrısı
Barış inşa etme sorumluluğunun hiçbir ülkenin ya da bloğun tekeline bırakılamayacağının altını çizen Ensari, barışın tüm insanlığın ortak görevi olduğunu vurguladı. Küresel düzeyde “barış tedarik zincirleri” kurulması fikrini gündeme getiren Katar Sözcüsü; krizlerin çözümünde çok taraflı mekanizmaların işletilmesi, uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi ve BM Şartı’na tam bağlılık temelinde diplomatik girişimlerin sürdürüleceğini belirtti.

















