1. Haberler
  2. Gündem
  3. Orta Doğu’da yeni rekabet: Türkiye ile İsrail Lübnan hattında

Orta Doğu’da yeni rekabet: Türkiye ile İsrail Lübnan hattında

Bölgede değişen dengeler sonrası Ankara, diplomatik, askeri ve lojistik adımlarla Lübnan'daki varlığını derinleştiriyor.

Orta Doğu'da yeni rekabet: Türkiye ile İsrail Lübnan hattında
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Lübnan, on yıllar boyunca Suriye, İran, İsrail, Fransa ve ABD gibi aktörlerin nüfuz mücadelesine sahne olurken; Türkiye, Osmanlı mirasına ve coğrafi yakınlığına rağmen bu denklemde uzun süre sınırlı bir varlık gösterdi. Mezhepsel ayrımlara dayalı siyasi yapı ve dış bağlantılar, Beyrut’u Ankara’nın öncelik sıralamasında geri planda tuttu. Ancak Suriye’deki yeni dönem ve İran’ın bölgedeki etkisinin gerilemesiyle birlikte bu tablo köklü biçimde değişmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye’nin güvenliği Hatay’dan değil; Halep, Şam ve Beyrut’tan başlar” ifadeleri, Ankara’nın Lübnan’ı doğrudan milli güvenlik vizyonunun bir parçası olarak konumlandırdığını ortaya koydu.

Güvenlik konseptinde sınır ötesi dönüşüm

Türkiye’nin dış politika ve güvenlik vizyonu; Irak ve Suriye’deki sınır ötesi operasyonlarla tesis edilen güvenlik hattının ardından, tehditleri kaynağında engelleme stratejisi üzerine inşa ediliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın işaret ettiği “askeri güç, diplomasi ve ekonomi” sacayakları, Ankara’nın yakın coğrafyasında istikrar üretici bir rol üstlenmesini hedefliyor.

Suriye’deki siyasi değişimin ardından güney sınırındaki jeopolitik kuşatmayı kıran Türkiye, bölgesel enerji ve lojistik projelerinde dışlanma riskini bertaraf etmeye odaklandı. Basra Körfezi’ni Avrupa’ya bağlayan Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin yanı sıra, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları dengeleri de Lübnan’ı stratejik bir odak noktasına dönüştürdü.

İsrail’in genişlemesine karşı denge arayışı

İran’ın bölgedeki nüfuzunun zayıflaması, güneyde İsrail’in Lübnan ve Suriye hatlarında askeri baskısını artırmasına yol açtı. Ankara, söz konusu güç boşluğunun İsrail tarafından sınırlarına doğru genişleyen yeni bir fiili duruma dönüştürülmesini engellemeyi amaçlıyor. Tel Aviv’in çatışmaları derinleştirerek çevre ülkeleri zayıflatma stratejisine karşılık Türkiye; ticaret, yeniden inşa, altyapı ve devlet kurumlarını güçlendirme yoluyla istikrara dayalı uzun vadeli bir nüfuz alanı kurmayı hedefliyor.

Ankara-Beyrut hattında yoğun diplomasi trafiği

Türkiye ile Lübnan arasındaki ilişkiler, üst düzey temaslarla son dönemde belirgin bir ivme kazandı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Başbakan Nevvaf Selam ve Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri’nin Türkiye ziyaretleri; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Dışişleri Bakanlığı düzeyinde yürütülen koordinasyonla çok kanallı bir yapıya evrildi.

İki ülke arasındaki temasların öne çıkan başlıkları şunlar oldu:

  • Askeri İş Birliği: 2010 tarihli çerçeve anlaşmasına dayanarak Lübnan ordusunun eğitilmesi, donatılması ve güneyde görev yapacak model tugayların lojistik ihtiyaçlarının karşılanması.
  • Güney Lübnan Düzenlemeleri: BM Barış Gücü (UNIFIL) görevinin sona ermesi sonrasında Lübnan’ın egemenliğini koruyacak yeni uluslararası güvenlik mekanizmalarında Türkiye’nin etkin rol alma talebi.
  • Bölgesel Ulaşım ve Enerji: Trablus-Humus ve Beyrut-Şam demir yolu hatlarının ihya edilerek Hicaz Demiryolu ve bölgesel ağlara entegre edilmesi; Suriye üzerinden elektrik iletim hatlarının geliştirilmesi.
  • Kalkınma ve Yeniden İnşa: TİKA eliyle sağlık, eğitim ve liman altyapılarında yürütülen projelerin artırılması, ekonomik iş birliği anlaşmalarının canlandırılması.

Doğu Akdeniz ve Güney sınırındaki engeller

Ankara’nın Lübnan sahasındaki hedeflerinin önünde çeşitli bölgesel kısıtlar bulunuyor. İsrail’in sınır hattında herhangi bir Türk askeri varlığına ya da güçlü bir güvenlik iş birliğine yönelik itirazları, sahadaki en büyük jeopolitik risk unsuru olarak görülüyor.

Bunun yanı sıra Lübnan’ın iç dengelerini oluşturan çok parçalı mezhepsel yapı, Şam ile Beyrut arasındaki ilişkilerin henüz tam kurumsal güvene kavuşmamış olması ve Lübnan-Kıbrıs arasındaki deniz yetki sınırlandırmalarına dair hukuki çekinceler, Türkiye’nin diplomatik adımlarını dengeli ve aşamalı bir zeminde sürdürmesini zorunlu kılıyor.

Orta Doğu’da yeni rekabet: Türkiye ile İsrail Lübnan hattında
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.