Suriye’de akaryakıt fiyatlarına yapılan son zamlar ve hükümetin ısınma, tarım ile dar gelirli kesimlere yönelik sübvansiyonlu mazot tarifesi açıklaması, ülkenin yeni ekonomik modeline ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Baas rejiminin devrilmesinin ardından serbest piyasa ekonomisine geçişi temel hedef olarak belirleyen Şam yönetimi, yüksek yoksulluk oranları karşısında sosyal koruma mekanizmalarını yeniden devreye sokmak zorunda kalıyor.
Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, petrol türevlerine gelen yüzde 25 ila 40 arasındaki zamların ardından 3 kademeli yeni mazot tarifesini kamuoyuna duyurdu. Yeni düzenlemeye göre sübvansiyonlu mazot 115 liradan satışa sunulurken, üretim ve ağır iş makineleri için bu rakam 150 lira, standart mazot için ise 175 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasa ve sosyal devlet dengesi
Halep Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Abdullah el-Faris, yeni yönetimin ilk günden itibaren rekabetçi bir piyasa ekonomisi kurmayı ve devletin doğrudan müdahalesini azaltmayı amaçladığını belirtti. İdari müdahalelerden piyasa mekanizmalarına geçişin kaynak dağılımında verimlilik sağlayacağını ifade eden Faris, bu dönüşümün devletin sosyal ve kalkınma sorumluluklarını tamamen terk etmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Ekonomi Danışmanı Üsame Kadi ise hedeflenen modelin; özel sektörün öncülük ettiği, kurumlar ve hukukun düzenlediği, sosyal adaletle korunan rekabetçi ve üretken bir serbest piyasa olduğunu dile getirdi. Kadi, devletin temel sağlık, eğitim ve dar gelirlilere yönelik sorumluluklarını sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.
İdlib modelinden ulusal ölçeğe geçişin zorlukları
Suriye Ekonomi Bilimleri Derneği Başkan Yardımcısı Muhammed el-Hallak, hükümetin daha önce İdlib’de uygulanan ve kamu harcamalarını yatırımlarla finanse eden modeli esas aldığını, ancak ülke geneline geçildiğinde nüfus ve coğrafi büyüklüğün yeni dinamikler doğurduğunu kaydetti.
Yalnızca piyasayı izleyen bir yapıdan ekmek ve mazot gibi stratejik ürünlerde zorunlu sübvansiyonlara dönüldüğünü aktaran Hallak; hayır kurumlarının tek başına yetersiz kaldığı bir ortamda devletin seyirci kalamayacağını ifade etti. Hükümetin ücret artışlarıyla sübvansiyonları kaldırma girişimine rağmen, kayıt dışı çalışanlar ve iş gücü dışındaki geniş nüfusun doğrudan koruma ağlarına ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.
Yoksulluk oranı ve geçmiş dönemin ağır mirası
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) verilerine göre Suriye’de her 10 kişiden 9’u yoksulluk sınırının altında yaşarken, işsizlik oranı yüzde 25 seviyelerinde seyrediyor. Maliye Bakanı Muhammed Yusr Berniye, ilgili bakanlıklarla koordineli olarak yoksulluk oranını 10 yıl içinde yüzde 75’ten yüzde 25’e indirmeyi hedefleyen kapsamlı bir strateji hazırlığında olduklarını açıkladı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet el-Şara ise önceki dönemlerden devralınan 60 yıllık yönetsel tahribat ve yanlış planlamaların ekonomide büyük yaralar açtığını belirtti. Şara, mevcut büyüklüğün kısa sürede katlanarak orta vadede 200 milyar dolarlık bir ekonomik hacme ulaşmasını hedeflediklerini dile getirdi. Öte yandan tersine göç ve bölgesel dinamikler nedeniyle azalan yurt dışı işçi transferleri, dar gelirli aileler üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya devam ediyor.

















