ABD’de yeni Kongre İsrail’i korkuttu: Dokunulmazlık dönemi bitti mi?

2026 ara seçimleri AIPAC'ın etkisini kırarken, Gazze karşıtı adayların Kongre zaferi Washington-Tel Aviv hattını sarstı.

ABD'de yeni Kongre İsrail'i korkuttu: Dokunulmazlık dönemi bitti mi?

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2026 Kongre ara seçimlerinin sonuçları, yalnızca İsrail yanlısı adayların kaybetmesiyle sınırlı kalmayıp, İsrail lobisinin en güçlü ayağı olan Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) nüfuzunu da doğrudan sarstı. Newsweek, The Guardian ve Bloomberg gibi önde gelen uluslararası yayın organlarının aktardığı analizlere göre; Washington ile Tel Aviv arasında on yıllardır süregelen iki partili mutlak konsensüs, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin artan iç ve dış baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde köklü bir kırılma yaşıyor.

Seçimlerin en yankı uyandıran gelişmesi, Michigan eyaletinde yaşandı. Gazze’deki savaşı sert bir dille eleştiren ve İsrail’e askeri yardımların derhal kesilmesi çağrısında bulunarak operasyonları soykırım olarak nitelendiren Abdul El-Sayed, ABD tarihinin ilk Müslüman Senatörü seçildi.

Milyonlarca dolarlık lobi bütçesine rağmen gelen zafer

AIPAC’ın siyasi kolu United Democracy Project’in, Demokrat Parti ön seçimlerinde Abdul El-Sayed’in önünü kesmek için yaklaşık 30,6 milyon dolar harcadığı belirtiliyor. Bu kaynağın 20,1 milyon doları doğrudan El-Sayed aleyhine, 10,5 milyon doları ise ılımlı rakibi Haley Stevens’ı desteklemek amacıyla kullanıldı. Buna rağmen El-Sayed hem Stevens’ı hem de genel seçimlerde Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı mağlup ederek tarihi bir başarıya imza attı.

Benzer bir kırılma Maine eyaletinde yaşandı; AIPAC tarafından desteklenen Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Demokrat rakibi Troy Jackson karşısında koltuğunu kaybetti. New York 10. Bölge’de ise mevcut vekil Dan Goldman’ı mağlup eden Brad Lander, kendisini “liberal siyonist” olarak tanımlamasına karşın İsrail’e yapılan askeri yardımlara katı kısıtlamalar getirilmesini savunarak Meclis’e girdi.

Yeni Kongre’de dikkat çeken profiller

The Guardian’ın aktardığına göre göreve başlayacak yeni Kongre, Filistin meselesine ilişkin ezber bozan profilleri barındırıyor:

  • Gazze’de gönüllü sağlık misyonunda yer almış bir askeri doktor,
  • İsrail operasyonlarını eleştiren paylaşımı nedeniyle işten çıkarılan bir hukukçu,
  • İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerle zeytin hasadı yaparken gözaltına alınan Yahudi bir milletvekili,
  • Üniversitelerdeki Filistin yanlısı çadır eylemlerine öncülük eden genç bir aktivist.

Barış İçin Yahudi Sesi (Jewish Voice for Peace) Siyasi Direktörü Beth Miller, Kongre’de İsrail’e yönelik eski iki partili uzlaşının sona erdiğini savunarak, yeni dönemde silah ambargosu ve şiddet yanlısı yerleşimcilere yaptırım tasarılarının gündeme geleceğini ifade etti.

Tel Aviv’de derin siyasi kriz endişesi

Bloomberg’e konuşan Cenevre Güvenlik Politikası Merkezi uzmanı Noam Bar-Yaacov, bu tablonun Netanyahu hükümetine yönelik açık bir güvensizlik oyu olduğunu belirtti. Tel Aviv Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) Uzmanı Avishay Ben Sasson-Gordis ise gelişmeleri İsrail açısından “son derece tehlikeli bir siyasi kriz” olarak tanımladı.

Bu kaygılar, Başkan Donald Trump’ın İsrail’e sağlanan yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardım paketini yıl sonuna kadar durdurma niyetini açıklamasıyla daha da tırmandı. Trump’ın “İsrail başarılı bir ülke, artık hibeye ihtiyacı yok; silahları satın alabilir” çıkışı ile Başkan Yardımcısı JD Vance’in 2028 seçimleri öncesi İsrail ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki mesajları dengeleri değiştirdi. Pew Araştırma Merkezi’nin verileri de genç Cumhuriyetçi tabanın yalnızca dörtte birinin İsrail hükümetini desteklediğini göstererek değişimin ideolojik sınırları aştığını ortaya koyuyor.

Nesil farkı ve kurumsal direnç

Analistler, Trump’ın Beyaz Saray’daki veto yetkisi ve ılımlı Demokratların askeri iş birliğine temkinli yaklaşımı nedeniyle silah transferlerinin aniden durdurulmasının zor olduğunu kabul ediyor. Ancak Newsweek’e konuşan siyaset bilimci Jonathan Rynhold’a göre asıl derin sınav nesiller arası kopuşta yatıyor:

“Netanyahu’nun iktidar yılları, Trump ile kurduğu yakın ittifak ve Gazze savaşı; genç Demokrat kuşakların İsrail’e yönelik eleştirel duruşunu kalıcı hale getirdi.”

Seçimler ABD-İsrail stratejik ortaklığını tamamen ortadan kaldırmasa da, Tel Aviv yönetiminin on yıllardır arkasına aldığı koşulsuz Kongre koruması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki diplomatik kalkanın artık tartışmasız olmadığını gösteriyor.

ABD’de yeni Kongre İsrail’i korkuttu: Dokunulmazlık dönemi bitti mi?
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.