Fransa yargısı, Lübnan asıllı Fransız sanatçı Ali Cherri’nin yaptığı başvuru üzerine İsrail ordusu aleyhine “savaş suçu” isnadıyla resmi soruşturma başlattı. Başkent Paris’te açılan soruşturma, 2024 yılı sonlarında Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta bir sivil yerleşim binasının hedef alınması ve bu saldırıda Cherri’nin anne ve babasının da aralarında bulunduğu sivillerin hayatını kaybetmesi olayını kapsıyor.
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ortaklığıyla açılan sivil davanın üzerinden geçen altı ayın ardından, Paris Mahkemesi soruşturmayı yürütmek üzere iki Fransız sorgu hakimini görevlendirdi. Karar, İsrail ordusunun sivil hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin Avrupa yargısındaki en somut hukuki adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
“Ceza almaktan kurtulamayacaklar”
Ailesinin ve sivillerin hedef alınmasının münferit bir olay olmadığını belirten sanatçı Ali Cherri, “Yaklaşık iki yıldır anne babamın ve beş sivilin ölümüne neden olan İsrail bombardımanının faillerinin cezasız kalmaması için mücadele ediyorum” ifadelerini kullandı.
Fransız yargısının soruşturma başlatma kararını memnuniyetle karşıladığını dile getiren Cherri, bu adımın İsrailli yetkililerin Lübnan ve Filistin’deki sivil katliamlarında yararlandığı “cezasızlık zırhını” kırmaya katkı sunmasını umduğunu kaydetti.
Fransız yargısının yetki alanı ve davanın sınırları
Fransız ceza hukuku mevzuatına göre yargı organları, doğrudan Fransa vatandaşı olmayan kurbanların öldürülmesiyle ilgili doğrudan yargı yetkisine sahip bulunmuyor. Sanatçının hayatını kaybeden anne ve babası yalnızca Lübnan vatandaşı olduğu için, mahkemenin can kayıpları üzerinden doğrudan cinayet davası yürütmesi sınırlandırılmış durumda.
Ancak Ali Cherri’nin çifte (Fransız ve Lübnan) vatandaşlığı bulunması nedeniyle dosya mülkiyet hakkı ve sivillerin yaşam alanlarının yok edilmesi üzerinden ilerliyor. FIDH tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın kapsamının sanatçıya ait dairenin ve mülkün savaş suçları kapsamında kasten imha edilmesi üzerine odaklanacağı belirtildi.
Ateşkese rağmen ihlaller ve ağır kayıplar sürüyor
Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran tarihinde varılan ateşkes mutabakatına rağmen sahada gerginlik ve can kayıpları devam ediyor. Anlaşma, İsrail ordusunun kademeli olarak işgal ettiği Lübnan topraklarından çekilmesini, Lübnan ordusunun güney sınır hattına konuşlanmasını ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngörüyordu.
Buna karşın İsrail ordusunun 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılarında ağır bilanço kaydedildi. Resmî verilere göre süregelen saldırılarda en az 4 bin kişi hayatını kaybetti, 12 binden fazla sivil yaralandı ve 1 milyonu aşkın insan evlerini terk ederek yerinden edildi. Paris’te başlatılan yargı sürecinin, uluslararası hukukun uygulanabilirliği açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.


















