Gazze Şeridi’ndeki Nasır Hastanesi’ne getirilen kapalı bir cenaze torbası, İsrail gözaltı merkezlerinde geçen üç yılın ardından iki yetim çocuğun umut dolu bekleyişini derin bir trajediye dönüştürdü. Savaş başlamadan önce geçimini sağlamak amacıyla Gazze dışına çalışmaya giden 46 yaşındaki Reca Semmur, sınır kapılarının kapatılmasıyla alıkonulan binlerce işçiden biri oldu. Uzun süren belirsizliğin ardından Kızılhaç aracılığıyla teslim edilen cenaze, geride kalan çocukları Asil ve Reyyan için zorlu bir vedaya sahne oldu.
Kronik şeker ve yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunan Semmur’un ailesi, gözaltı sürecinde ağır işkenceye maruz kaldığını ve tıbbi tedavinin bilinçli şekilde engellenmesi sonucu yaşamını yitirdiğini belirtiyor. Aynı süreçte gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan aile üyelerinin tanıklıkları, cezaevinde acil müdahale taleplerine şiddetle karşılık verildiğini ortaya koyuyor.
Bir ailenin yok oluşu ve hayatta kalan iki çocuk
Asil ve Reyyan kardeşler, babalarından haber alamadıkları dönemde annelerini ve iki kardeşlerini de kaybetti. Ocak 2024’te Deyr el-Belah’ta sığındıkları evin hedef alınması sonucu anne ve iki çocuk hayatını kaybederken, enkazdan yaralı kurtarılan iki kardeşi teyzeleri Holud Kuveyder himayesine aldı.
Çocukların babalarının hayatta olduğuna dair inançlarını son ana kadar koruduğunu belirten Kuveyder, cenazenin teşhisi sırasında yaşanan psikolojik yıkımın büyüklüğüne dikkat çekti. Ailenin üç yıl boyunca yürüttüğü hukuk mücadelesi sonucunda cenaze teslim alınabildi.
Gözaltında ölümler ve alıkonulan cenazeler sorunu
Gazze merkezli El-Damir İnsan Hakları Vakfı Direktörü Ala es-Sekafi, gözaltında hayatını kaybedenlerin naaşlarının teslim edilmemesini aileler açısından en yıpratıcı süreçlerden biri olarak nitelendirdi. Kurumun verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana gözaltı merkezlerinde yaşamını yitiren en az 99 Filistinlinin cenazesi hâlen teslim edilmedi; bunların 54’ünü Gazzeliler oluşturuyor.
İnsan hakları kuruluşları, bu verilerin nihai olmadığını ve cezaevlerindeki zorla kaybetme uygulamaları nedeniyle tam sayıya ulaşmanın güç olduğunu vurguluyor. Gözaltı merkezlerinde kötü muamele, işkence ve tıbbi ihmal iddialarının araştırılması için bağımsız soruşturma çağrıları yinelenirken, uluslararası kamuoyunun cenazelerin iadesi konusunda devreye girmesi talep ediliyor.

















