Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile bölgesel krizleri ele alan kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İki bakanın gündeminde, Orta Doğu genelinde tırmanan askeri tansiyonun düşürülmesi, ortak diplomatik koordinasyonun güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesi yer aldı.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, görüşmede sahadaki son askeri ve diplomatik gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği bildirildi. Başbakan Al Sani, Katar’ın uluslararası seyrüsefer serbestisini güvence altına alacak ve bölgede kalıcı barışı sağlayacak kapsamlı bir uzlaşıya zemin hazırlayan tüm diplomatik girişimleri kararlılıkla desteklediğini vurguladı. Görüşmede ayrıca Katar ile İngiltere arasındaki stratejik iş birliği ve ikili ilişkilerin derinleştirilmesi konuları ele alındı.
Hürmüz Boğazı ve seyrüsefer güvenliği alarmı
Görüşmenin ana eksenini, küresel petrol arzını ve deniz taşımacılığını felç eden Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim oluşturdu. Küresel enerji sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazdaki seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye girmesi, dünya piyasalarında ham petrol ve doğalgaz fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Doha yönetimi, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak ve küresel tedarik zincirlerinin daha fazla hasar görmesini engellemek amacıyla uluslararası ortaklarla diplomatik temasları artırdığını duyurdu. Londra cephesiyle kurulan bu temas da deniz yollarının açık tutulması ve tansiyonun kontrol dışına çıkmasının engellenmesi yönündeki ortak iradeyi temsil ediyor.
Katar ve Pakistan’dan ABD-İran hattında mekik diplomasisi
Telefon diplomasisi, Katar Dışişleri Bakanlığı’nın Washington ile Tahran arasındaki çatışmayı sonlandırmaya yönelik arabuluculuk çabalarının kesintisiz sürdüğünü teyit etmesinin hemen ardından geldi.
Katar, Pakistan ile birlikte yürüttüğü ortak arabuluculuk mekanizması üzerinden krizin barışçıl yollarla çözülmesi için yoğun bir çaba harcıyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına ve küresel deniz taşımacılığı rotalarının tıkanmasına neden olan İran odaklı krizin diplomasi masasında sonlandırılması, her iki ülkenin öncelikli hedefi olmaya devam ediyor. Doha’nın taraflar arasındaki mesaj trafiğini sürdürerek yeni bir askeri çatışma dalgasının önüne geçmeyi amaçladığı kaydediliyor.

















