1. Haberler
  2. Dünya
  3. Kongre’de nükleer sarsıntı: İsrail için yolun sonu mu?

Kongre’de nükleer sarsıntı: İsrail için yolun sonu mu?

ABD Kongresi'ndeki onlarca Demokrat vekil, İsrail’in nükleer cephaneliğinin resmen tanınması için Beyaz Saray’a çağrıda bulunarak nükleer belirsizlik politikasını hedef aldı.

Kongre'de nükleer sarsıntı: İsrail için yolun sonu mu?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyasetin merkezi Kongre, İsrail’in on yıllardır sürdürdüğü “nükleer belirsizlik” stratejisini yerinden oynatacak tarihi bir hamleye sahne oldu. Onlarca Demokrat milletvekili, ABD yönetimine gönderdikleri ortak mektupta, İsrail’in nükleer silahlara sahip olduğunun açıkça kabul edilmesini talep etti. İran ile devam eden doğrudan savaşın yarattığı risklere dikkat çekilen mektupta, mevcut gizlilik politikasının artık sürdürülemez olduğu vurgulandı.

“Amerikan halkı riskleri bilmeli”

Temsilciler Meclisi Üyesi Joaquin Castro öncülüğünde başlatılan bu girişim, Washington’da nükleer silahsızlanma ve şeffaf diplomasi konularında yeni bir dönemin kapısını araladı. Castro, ABD’nin Orta Doğu’da İsrail’in yanında doğrudan bir çatışmanın içinde olduğunu hatırlatarak, nükleer kapasitenin gizlenmesinin ne Amerikan askerleri ne de kamuoyu için kabul edilebilir bir durum olmadığını savundu. Vekiller Sara Jacobs ve Pramila Jayapal da şeffaflığın bölgesel bir nükleer felaketi önlemek için “milli güvenlik gerekliliği” olduğunu ifade etti.

Çifte standart eleştirileri yükseliyor

Bu siyasi çıkış, ABD’nin bölgedeki nükleer politikalarındaki “çifte standart” tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, Washington’ın bir yandan İran’ın nükleer programını engellemek için askeri ve ekonomik baskı uygularken, diğer yandan İsrail’in beyan edilmemiş nükleer gücüne sessiz kalmasının küresel ölçekte inandırıcılık kaybına yol açtığını belirtiyor.

1960’lardan beri süren sessizlik

İsrail’in nükleer programı üzerindeki örtü, 1960’lı yıllardan bu yana ABD ile yapılan gayriresmi bir anlaşmaya dayanıyor. Bu anlayışa göre İsrail, nükleer test yapmadığı veya resmi bir açıklama yapmadığı sürece ABD nükleer varlığı görmezden geliyordu. Ancak Demokrat vekillerin bu son hamlesi, sadece bir politika değişikliğini değil, aynı zamanda Amerikan iç siyasetinde İsrail’e verilen geleneksel desteğin ve “tabu” sayılan konuların hızla değiştiğini gösteriyor.

Tahran ile yaşanan askeri gerilim en üst seviyedeyken gelen bu talep, Beyaz Saray’ı stratejik dengeler ile şeffaflık baskısı arasında zorlu bir tercihe zorluyor.

Kongre’de nükleer sarsıntı: İsrail için yolun sonu mu?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.