Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan tarihi ortak savunma paktı “Mekke İttifakı”, sahadaki askeri yükümlülüklerin başlatılmasıyla resmen hayata geçti. Mekke İttifakı Konseyi tarafından yayımlanan bildiride; ortak savunma taahhütlerinin derhal uygulanmaya başlandığı, gerekli askeri unsurların Suudi Arabistan topraklarına sevk edilerek konuşlandırıldığı duyuruldu.
Konsey açıklamasında, üye ülkelerden birinin güvenliğinin tüm ittifakın ortak güvenliği sayıldığı ve bölgedeki saldırılara karşı kolektif bir duruş sergileneceği vurgulandı.
Savunma sanayisi, nükleer güç ve finans tek çatıda
İttifakın sahadaki icraata geçişi, bölgede salt Yemen ve Babülmendep Boğazı odaklı bir hamle olmanın ötesinde, kalıcı ve yeni bir güvenlik mimarisinin inşası olarak değerlendiriliyor. Söz konusu pakt, üç ülkenin sahip olduğu stratejik üstünlükleri birbirini tamamlayacak şekilde bir araya getiriyor:
- Türkiye: İleri savunma sanayisi teknolojisi, askeri üretim kapasitesi ve operasyonel tecrübe,
- Pakistan: Nükleer caydırıcılık unsurları ve geniş insan gücü,
- Suudi Arabistan: Güçlü finansal kaynaklar, modern mühimmat altyapısı ve ortak savunma yatırımlarının fonlanması.
Verilere göre üç müttefik ülkenin toplam askeri envanterinde 815’i savaş ve önleme uçağı olmak üzere 3 bin 415 askeri hava aracı, 6 bin 46 tank ve 200 saldırı helikopteri bulunuyor.
Bölgesel dengeler ve küresel enerji koridoru
Ortadoğu politikaları uzmanı Mahcup ez-Züveyri, anlaşmanın fiilen sahaya inmesinin kağıt üzerindeki taahhütleri somut caydırıcılığa dönüştürdüğünü belirtti. İttifakın herhangi bir üyeye yönelik tehdide ortak yanıt vereceğini hatırlatan Züveyri, bu adımın başta İsrail olmak üzere bölgesel aktörlere açık ve doğrudan bir mesaj niteliği taşıdığına dikkat çekti.
“Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır”
Anlaşma metninde yer alan “Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılır” ilkesi gereğince, hava sahası güvenliği ve füze-dron tehditlerinin bertaraf edilmesi hedefleniyor.
Aynı zamanda Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz rotasındaki küresel deniz taşımacılığı ile petrol arzının güvenliği sağlama alınarak, uluslararası ticaret yollarının krizlerden etkilenmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Tarihi savunma paktı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke’deki Safa Sarayı’nda imzalanmıştı.




















